(743 S. K. m. 134)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle hoşgörü ile karşılanan olaylar boşanma sebebi olamayacağına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine peşin alınan harcın mahsubuna 12.04.2000 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dinlenen tanıklar ve özellikle tarafların ortak çocukları ve damatlarının açık sözlerinden davalının aşırı derecede kıskanç, sinirli bir yapıya sahip olduğunu sık sık evi terk ettiğini, son ayrılmadan sonra aracı olup, bir araya getirdiklerini davalının kısa bir süre sonra tekrar evi terk ettiğini tarafların arasındaki geçimsizliğin 13 yıl öncesine kadar gittiğini, bu kavgalar ve tartışmalar sırasında davalının eşini (orospu çocuğu, ibne) gibi çok ağır hakaretlerde bulunduğu son terkten sonra eve davet edilmesine rağmen davalının eve dönmeyeceğini ancak 5 Milyar TL. verilmesi halinde boşanacağını dava açıldıktan sonra da 10 milyar TL. verilmesi halinde boşanacağını açıkladığını (tanık Ayşe Lale) tarafların damadı ve Ayşe Lale'nin kocası olan Harun davalı zaman zaman evi terk eder yanımıza gelir. Son olarak küsüp geldiğinde davacının telefonla eşini aradığını eve dönebileceğini meseleleri aralarında çözümleyebileceklerini söylüyordu (diafon açık olduğundan, dinlenme olanağı bulunduğunu) buna karşılık davalının çok ters ve sinirli cevaplar verdiğini, davacıya hitaben (orospu çocuğu, ibne gibi) sözlerle karşılık verdiğini yaptığının hatalı olduğunun hatırlatılması üzerine de küsüp evlerini terk ettiğini açıklamıştır.
Tarafların ortak çocuğu Ayşe Lale davacının bir başka kadınla ilişkisinin kesinlikle bulunmadığını belirtmiştir. Gerçekten dosyadaki fotoğrafların hiçbirisi davacının evlilik dışı ilişkisini gösterecek nitelikte olmadığı tüm fotoğraflardan davalının da bulunduğu yabancı kadının davalı ile samimi olduğu görülmekte Ayşe Lale'nin sözlerini doğrulamaktadır.
Tarafsız tanık Arife, geçimsizliğin devamlılığını vurguladıktan sonra birbirlerine şerefsiz gibi sözlerle hakaret ettiklerini, tarafların gelini olan Ececan taraflar arasında kızlarının babanın istemediği bir kişi ile evlenmesi sonucu tartıştıklarını, davacının aile dostu olan Berna ile duygusal ilişkisinin bulunduğunu davalının son olarak Aralık 1998 tarihinde, davalının kendilerine geldiğini, barışmaları için çaba gösterdiklerini ancak davacının barışmaya yanaşmadığını, olumsuz davranışlarını sürdürdüğünü, Berna bir yana herkes bir yana diyerek barışmaya yanaşmadığını; tanık Rüstem huzursuzluklarını duyarım, davacının ara sıra çapkınlık yaptığını bilirim şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
20.10.1998 günlü dilekçe ile davalı tanıkların barışmak için çaba harcadıklarını davalının boşanma, karşılığında para istediğini açıklamıştır. Davacının belirtilen savı ortak çocukları Ayşe Lale tarafından doğrulanmaktadır.
Davalı cevap dilekçesinde ve yargılama süresince davacının barışmak istediğini barışma girişiminde bulunduğunu açıklamamıştır.
Toplanan delillerden çok uzun seneler önceden beri geçinemedikleri birbirlerine hakaret ettikleri, özellikle davalının hakaretlerinin çok ağır olduğu davacının, duyumlara göre Berna isimli genç kızla duygusal ilişki içinde bulunduğu, Berna'nın tarafların ve ailenin yakın dostları olduğu gezilere ve tatillere tüm aile birlikte gittiği (fotoğraf) tarafların ortak çocukları ve damatlarının girişimlerine rağmen davacı ve davalının barışmayı red ettikleri, davalının boşanma karşılığında para istenmekte olduğu görülmektedir. Davacının barışmak üzere bir girişiminin bulunmadığı kaldı ki son olarak girişimde bulunduğu kabul edilse bile davalının bu isteği red ettiğine (orospu çocuğu, ibne) şeklinde hakarette bulunduğu tartışmasızdır.
Evlilik açıklanan sebeple temelinden sarsılmıştır. Yaşanan bu durumdaki bir evliliği korumak isteği düşünülmemelidir.
Bu nedenlerle boşanmaya karar verilmesi gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun davanın red edilmesini onaylamasına katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy