(743 S. K. m. 134, 144, 150)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1 - Taraflar nafaka davası konusunda anlaşamamışlardır.
"Evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması yada bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için hakimin, bizzat tarafları dinleyerek iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçlan, çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun burması şarttır. Bu halde 150. maddenin 3 numaralı bendi hükmü uygulanmaz "(MK. m. 134/3).
Taraflar tek bir konuda anlaşamamış olsalar dahi, Medeni Kanunun 134/3. maddesi uyarınca delil toplanmadan karar verilemez. Bu gibi haller de tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde delilleri toplanıp Medeni Kanunun 134. maddesinin 1., 2. ve 4. fıkralarına göre değerlendirme yapılmalıdır. Hakim gösterilen olayların varlığına vicdanen inanmadıkça boşanmaya karar veremez. İki tarafın boşanma ve olaylarla ilgili ikrarları da hakimi bağlamaz.(MK. m. 150)
Medeni Kanunun 134/3. maddesi şartları oluşmadan, tarafların de Hilen sorulmadan ve gösterilen deliller getirtilip, tanıkları dinlenmeden olayların varlığının kabulü sonucu, boşanmaya karar verilmesi usul ve yasa hükümlerine aykırıdır. Bu yönde temyiz olmadığından yanlışlığa işaret edilmiş bozma sebebi yapılmamıştır.
2-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tedbir nafakasına yönelik temyiz itirazları yersizdir.
3-Medeni Kanunun 144. maddesi uyarınca istek olmadan yoksulluk nafakasına hükmedilemez. Miktarı belirtilmeden yapılan bir açıklamada yoksulluk nafakası talebi vardır denemez (Y. 2. HD.nin 03.03.1997 tarihli 1114-2288 sayılı, 09.11.1998 tarihli 10498-1199 sayılı kararları) Bu yön gözetilmeden yoksulluk nafakasına karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda 3. bentte gösterilen nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, temyize konu edilen ve bozma dışında kalan hüküm bölümünün 2. bentteki nedenle ONANMASINA, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine oyçokluğuyla karar verildi. 13.04.2000
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı, dosyadaki tarihsiz ve havalesiz dilekçesiyle, boşanmalarına ve her ay için nafaka bağlanmasını, ilk oturumda da nafaka miktarının tayinini mahkemeye bıraktığım belirtmiştir.
Belirtilen anlatım şekli yoksulluk nafakası isteğini içermektedir. Davacı köyde yaşayan köy koşullarında yetişen bir kişidir, isteğini ancak bu kadar ifade edebilmiştir.
Kaldı ki davalı yoksulluk nafakası bağlanmasını temyize konu etmemiştir. Temyiz yoksulluk nafakasının çokluğuna İlişkindir.
Yargıtay incelemesi tarafların temyiz ettiği konularla sınırlıdır. (HUMK. md. 439) İstek dışına çıkılarak temyiz edilmeyen konularda hükmün bozulmasını doğru bulmuyorum. Usul ve yasa hükümlerine uygun olarak karar onanmalıdır.
Full & Egal Universal Law Academy