(743 S. K. m. 134/3, 145)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile evli iken Pendik 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/284 esas sayılı dosyası ile boşandıklarını, davacının isteği üzerine boşanma kararı ile birlikte davalı kadın lehine 100.000.000 TL. yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, bunun davacıyı mağdur ettiğini, davalının yüksek tahsilli olup muhtelif tarihlerde, muhtelif ücretlerde çalışıp yüksek paralar kazandığını, ayrıca ailesinin sayısız gayrimenkulleri bulunduğunu belirterek yoksulluk nafakasının kaldırılmasını dava etmiştir.
Celbedilen Pendik 2. Asliye Hukuk Mahkemesince 1998/284 - 251 sayılı dosyasında tarafların Medeni Kanunun 134/3. maddesi gereğince anlaşmalı boşanma sonucu boşandıkları ve anlaşma gereğince de mahkemece aylık 100.000.000 TL. yoksulluk nafakasına hükmedildiği ve kararın 21.5.1998 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Dosyada mevcut belgelerden davalının İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İngiliz Dili Eğitimi mezunu olduğu, Mayıs 1990, Ağustos 1992 döneminde Hyundai - Corporation'a ait ofiste, 14.9.1992 - 3.10.1994 tarihleri arasında Özel Kalamış Lisesinde, 1.6.1996 - 1.11.1996 tarihleri arası Four Seasons Hotel'de çalıştığı, 3.6.1996 tarihinden itibaren üzerine kayıtlı bir otomobilinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Dinlenen davacı tanıkları, davalının geçmiş yıllarda muhtelif işyerlerinde çalıştığını, İngilizce ders verdiğini, bir arabası olduğunu, anne ve babasının gayrimenkullerinin olduğunu ancak anne ve babasının sağ olduklarını, şu anda ne iş yaptıklarını bilmediklerini, yoksulluğa düşecek durumda olmadığını, davalı tanıkları ise belli işinin olmadığını aldığı nafaka ve ailesinin yardımı ile geçindiğini, davacının ise bir şirkette çalıştığını bildirmişlerdir.
Mahkemece, davalının yoksulluk durumunun sabit olmadığı gerekçesiyle nafakasının kaldırılmasına karar verilmiş ise de, boşanma davasının 8.5.1998 tarihinde açılması 21.5.1998 tarihinde verilen kararın kesinleşmesi ve davacının gerek tahsili, gerekse tespit edilen mali durumunda boşanma kararının kesinleşmesinden sonra yoksulluk nafakasının kaldırılmasını gerektiren ( MK md. 145 ) bir iyileşmenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı yoksul kabul edilemez ise de, davacı bu mali durumu nazara alarak davalının yoksul düşeceğini boşanma dosyasında kabul etmiş, kesin hüküm ve davalı yararına kazanılmış hak oluşmuştur. Bu durum, nafakanın artırılmasını ve kaldırılmasını engeller.
Bu yön gözetilmeden nafakanın kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine mahal olmadığına, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, 23.03.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy