(743 S. K. m. 4, 19) (1086 S. K. m. 9, 176, 507) (YİBK 7/6/1935 1935/92E 1935/16K)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 1- Dava iştirak nafakasının artırılmasına ilişkindir. Basit yargılama usulüne tabidir. (HUMK. m. 176/3, 507/1) İlk itirazlardan olan yetki itirazının esasa girişilmeden önce engeç ilk oturumda da ileri sürülmesi imkan dahilindedir. İlk oturumdan önce yetki itirazın süresinde yapıldığının kabulü gerekmektedir,
2- Davanın niteliği itibariyle, genel yetki kuralları çerçevesinde davalının ikametgahı mahkemesinde açılması gerekir. (HUMK. m. 9/1) İkametgah yerleşmek niyetiyle oturulan yerdir. (MK. m. 19) Nüfusa kayıtlı olunan yer karine olarak ikametgahtır. (MK. m. 4) Toplanan delillerden davalının Gaziantep nüfusuna kayıtlı olduğu ve Gaziantep'te oturduğu anlaşılmaktadır. Davalının ikametgahının Ankara olduğuna dair herhangi bir delil getirilmemiştir, Gerçekleşen bu durum karşısında dilekçesinin görev yönünden reddi gerekirken, 7.6.1935 gün ve 92/16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına yanlış anlam verilerek işin esasının incelenmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesi oyçokluğuyla karar verildi. 17.4.2000
MUHALEFET ŞERHÎ
Dava Asliye Mahkemesinde görülmüştür. Niteliği itibariyle şifahi usulüne değil, basit usule tabidir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 511. maddesine göre basit muhakeme usulüne tabi davalarda alalade muhakeme kaideleri tatbik olunur. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda alalade usul yazılı usuldür. Şu halde cevap için aynı kanunun 187. maddesindeki sürelere uymak zorunludur. (Y. 15. HD.nin 19.10.1994 tarihli 5163-5966 sayılı kararı)
Yapılan soruşturmaya, toplanan delillere, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere, olayda medeni kanunun 315. maddesi gereğince zaruret halinin gerçekleşmiş bulunmasına, tarafların mali ve sosyal durumlarına,, davalının medeni haline, geçim şartlarına ve özellikle dava yardım nafakasına ilişkin olup her ne kadar iştirak nafakasının artırılması olarak nitelendirilmesi ve nafaka davalarında yetki söz konusu olamayacağından sözedilerek yetkisizlik, ilk itirazının reddedilmesi doğru değilse de davalıya dava dilekçesi 18.3.1999'da tebliğ edilmiş, yetkisizlik ilk itirazı ise Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 187. maddedeki 10 günlük cevap süresi geçtikten sonra, verilen 28.4.1999 günlü cevap dilekçesi ile yapılmış olmakla yetkisizlik ilk itirazının reddi sonucu itibariyle doğru bulunmasına göre temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması düşüncesindeyiz.
Full & Egal Universal Law Academy