(743 S. K. m. 518, 539, 584)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkeme verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Medeni Kanunun 584/a maddesi; mirasçılardan birinin terekeye dahil malların tamamının veya bir kısmı üzerindeki iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürülmesini talep ettiği takdirde hakimin diğer mirasçılara tebligat yapılarak, tayin edeceği süre içersinde onları itirazları varsa bildirmeye davet edeceğini, iştirak halindeki mülkiyetin o mal üzerinde devamını haklı kılacak bir itirazın ileri sürülmemesi veya mirasçılardan birinin tayin edilen süre içersinde taksim davası açmaması halinde, o mal üzerindeki iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürülmesine karar verilebileceğini, terekeye dahil diğer hak ve alacakların paylan oranında bölünmesi hususunda da aynı hükümleri uygulanacağını hükme bağlamıştır.
Maddede terekeye dahil hak ve alacaklar üzerinde de iştirak halinin müşterek mülkiyete dönüştürülebileceği ifade edilmiştir. Tereke ölen kimsenin menkul, gayrimenkul mallarını, hak, alacak ve borçlarının tümünü içersine alır. Miras ölümle açılır (MK. md. 518) şahsa bağlı haklar dışındaki tereke mevcudu mirasçılara intikal eder. (MK. md. 539) Tapuya kayıtlı olma menkul hükmündeki taşınmazlar üzerindeki murisin zilyetlik hakkında tereke meyanında mirasçılarına geçer. Gerçekleşen bu durum karşısında, tapuya kayıtlı olmayan taşınmazlar hakkında da iştirak halinin müşterek mülkiyete dönüştürülmesi imkan dahilindedir. Ancak, davada olduğu gibi bu davada da davacının hukuki yararı davanın dinlenebilirlik koşuludur. Tapuda kayıtlı olmayan bir arazinin üzerindeki iştirakin çözülmesinde ve mülkiyet hakkının müşterek mülkiyete çevrilmesinde, davacının hukuki ve pratik bir menfaati düşünülemez. Taşınmaz mal tapu siciline müşterek mülkiyet esasına göre tescil edilir ise paydaşa hukuki ve pratik bir yarar sağlar. Şu halde mahkemece yapılacak iş, Taraflara, Medeni Kanunun 584/a maddesindeki meşruhatta verilerek duruşma gününü bildirmek, gösterdikleri tüm delilleri toplamak, taşınmazların tapuya tescilinin sağlanması bakımından davacıya mehil vermek, bunu bir ön mesele yapmak ve hasıl olacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. Bu husus dikkate alınmadan yazılı şekilde isteğin reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre de işin esasının incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 08.05.2000
MUHALEFET ŞERHİ
Dava konusu taşınmazlarda kesinleşmiş ihtilafsız ebatları alanı kapsamı belli davacıya ve davacının miras bırakanına ait bir hak yoktur.
Taşınmazlar tapusuz olduğundan Medeni Yasanın 584/a maddesindeki ortaklığın giderilmesi ile ilgili dava açılması da olanaklı değildir.
Hükmün bu gerekçelerle onanması kanaatiyle değerli çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy