(2709 S. K. m. 18) (1086 S. K. m. 163, 245, 246, 253, 423) (766 S. K. m. 88) (3402 S. K. m. 42)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verline hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Kesin mehlin hukuki sonuç doğurması için, yani kendisine mehil verilen kimsenin bir hakkının düşebilmesi (HUMK md. 163) için ara kararının usulüne uygun bulunması gerekir. Hukuk Usulü Muhakemeleri kanunun 253. maddesi uyarınca kanunda gösterilen çekinme halleri (HUMK 245, 246) dışında tanıklık etmek herkes için zorunlu ise de, Anayasamızın 18. maddesi ile angarya yasaklanmış bulunduğundan gerekli yolculuk, oturma giderleri ile kazanç kaybı (yevmiyesi) ödenmeden kişileri bu göreve zorlamak Anayasanın teminatı ile bağdaşmaz. Nitekim 766 saylı Tapulama Kanununun 88. maddesi ile halen men 3402 sayılı Kadastro Kanununun 42. maddesinde ücret ödeneceği teblğ olunmayan kişilerin (tanıkların) cezalandırılamayacağını açık bir şeklide hükme bağlamıştır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 423/2. maddesinde de tanık ücretleri mahkeme masrafları arasında gösterilmiştir. Şu halde mahkemeler dinlenmesine karar verilen tanıkların ücretlerini de açıkça belirlemek zorundadırlar. Bu zorunluluğu dikkate almadan oluşturulan ara kararları ve verilen kesin mehil sonuç doğurmaz (Y. 2. H.D.nin 20.11.1970 tarihli 5488-6136 sayılı, 29.1.1971-4 tarihli 7916-498 sayılı 17.12.1998 tarihli 11968-13753 sayılı kararları ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.11.1972 tarihli 8/832-935 sayılı kararı).
Davalıya 25.11.1999 tarihli oturumda verilen ilk mehilde "dinlenmeyen... tanıklarının tebligat giderleri... karşılığında davetiye ile çağrılıp dinlenmelerine" biçiminde mehil verilmiş, 23.12.1999 tarihli oturumunda da "... tanık olarak gösterilen...nin masraflı 5 gün içinde karşılanmak üzere davetiye ile çağrılıp dinlenmelerine, bu süre içinde tanıklar adına masraf yatırılmadığında... bu tanıkları dinletme haklarından vazgeçilmiş sayılacaklarının ihtarına" karar verilmiştir.
Görüldüğü üzere hakim tarafından takdiri zorunlu olan tanık ücretlerinden söz edilemiş kendisine mehil verilen davalıya yapacağı iş depo edeceği tanık ücreti açıkça bildirilmemiştir. Bu biçimdeki ara kararı ile davalının tanık dinletme hakkının düştüğünden (HUMK md. 163) söz edilerek eksik tahkikatle hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davalının temyiz itirazının açıklanan sebeplerle kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığna, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, 26.6.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy