(1086 S. K. m. 75, 388) (743 S. K. m. 497, 541)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Hüküm infazda tereddüt yaratmayacak nitelikte olmalıdır. (HUMK. 388) Davacının isteği Medeni Kanunun 541. maddesine dayalı, ifa emrini taşıyan hüküm tesisidir. Mahkemece davacıdan vasiyete konu malların açıklattırılması (HUMK. 75) ve ifa emrini taşıyan hüküm kurulması gerekir. Ayrıca Medeni Kanunun 497. maddesi gereğince vasiyeti tenfiz memurunu ancak muris tayin edebilir. (Y. 2. HD.nin 10.6.1982 tarihli 4996-5208 S. kararı) Bu yönler gözetilmeden vasiyetnamenin aynen tenfizine denilmek sureti ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 388. maddesine aykırı hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine 12.4.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy