(743 S. K. m. 54, 535, 538, 541)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Vasiyetname muayyen mal vasiyeti niteliğinde olup, mirasçı nasbı niteliğinde değildir. Vasiyetnamenin açılmasında miras bırakanın son ikâmetgahını Karabük ilçesine naklettiği de kanıtlanmamıştır. Nüfus kayıtları ikâmetgaha karinedir. O halde yetkili mahkeme Yeniçağa mahkemesi oluğundan dava dilekçesinin yetki yönünden reddi gerekir. Bu yön gözetilmeden davaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2- Kabule göre de; vasiyetname muayyen mal vasiyeti niteliğinde olup, mirasçı nasbı niteliğinde olmadığından Medeni Yasa'nın 535. maddesi gereğince mirasçılık belgesi verilemez. Sadece vasiyetnamenin açılması ile yetinilir. Vasiyetname öncelikle kesin yetkili Yeniçağa Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açıldıktan sonra vasiyet lehdarının vasiyet konusu gayrimenkulün değerine göre ait olduğu mahkemede Medeni Yasa'nın 54. maddesi gereğince diğer mirasçılara karşı vasiyet konusu şeyin tescili için dava açması gerekir. Bu yönün gözetilmemesi de doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMSINA, bozma nedenlerine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine oyçokluğuyla karar verildi. 21.2.2000 (Pzt.)
KARŞI OY YAZISI
1- Miras bırakan belirli olan dairesini davacıya vasiyet etmiştir. Vasiyet belirli bir malı içerdiğinden belirli (muayyen) mal vasiyetidir.
Muayyen mal vasiyetinde yararlanan kişi kendisine mirasçı seçilmede (nasbı) olduğu gibi mirasçılık belgesi isteyemez (MK md. 538)
Mirasçılık belgesi isteğinin reddi Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 11/son maddesi gereği doğrudur. Hükmün bu bölümünün reddi doğrudur.
2- Vasiyetnamenin tenfizi, Medeni Kanunun 541. maddesi gereği vasiyete konu taşınmazın kendisine devir edilmesini de kapsar.
O halde Medeni Kanunun 541. maddesine dayalı istihkak davasına konu taşınmazın değerinin tespiti ile görev yönünün düşünülmemesi doğru değildir. Hükmün bu yönden bozulması gerekir. Vasiyetnamenin resmen açılması, hak ve borçların belirlenmesi sürelerin başlaması yönünden önemlidir. Vasiyet içeriğine dayanan haklaın istenmesini etkilemez.
Sayın çoğunluğun 2. maddede belirtilen konu dışındaki bozma kararına katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy