(1086 S. K. m. 151) (818 S. K. m. 18, 31)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Davalının muvazaaya yönelik duruşmadaki beyanı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 151/son maddesine uygun şekilde imzası ile tastik ettirilmediğinden sonuç doğurmıyacağı gibi taraf muvazaasının yazılı belge ile kanıtlanması gereğini de ortadan kaldırmaz. Davacının hile iddiası Borçlar Kanununun 31. maddesine göre hak düşürücü süre nedeniyle dikkate alınamaz. Öte yönden temyiz dilekçesindeki açıklamalar da muvazayı kabul niteliğinde değerlendirilemez.
Davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine oyçokluğu ile karar verildi. 12.06.2000
MUHALEFET ŞERHİ
Davalı taşınmazın bedelsiz olarak kendisine verildiğini 15.7.1999 tarihli oturumda beyan ettiği gibi davalı vekilide temyiz dilekçesinde taşınmazın gelir hakkı olarak verildiğini, bedel ödenmediğini beyan etmişlerdir. Tapu kaydı da evlenme ile aynı gün olup savunma ve bedelsizlik doğrulanmıştır.
Bu durum karşısında tapuda gösterilen satış işlemi gerçek iradeleri yansıtmadığından bağış veya ölünceye kadar bakma aktide usulüne uygun resmi şekilde yapılmadığından dava konusu taşınmaz devri muvazaalı olup, davanın kabulü doğrudur.
Hükmün onanması kanaatiyle değerli çoğunluk görüşüne katılıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy