(1086 S. K. m. 177, 434, 440)
Yukarıda tarihi, numarası, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; Dairenin 21.2.2000 gün ve 1600-2157 sayılı ilamiyle dilekçenin reddine karar verilmişti. Adı geçen Dairemiz kararının düzeltilmesi istenilmekle, evrak okundu, gereği görüşülüp düşünüldü.
Temyiz ilamında bildirilen gerektirici sebeplere, özellikle temyiz eden, temyiz yönünden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 177. maddesinden yararlanmamış bulunması göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiç birisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun değişik 442 ve Türk Ceza Kanunun 4421 sayılı kanunun 2 ve 5. maddeleriyle değişik 24 ve ek 2. maddeleri hükmünce taktiren (22.815.000) lira para cezasının, harçlar kanunu uyarınca (4.240.000) lira harcın karar düzeltme isteyenden alınmasına, oyçokluğuyla karar verildi. 29.05.2000
MUHALEFET ŞERHİ
Karar davalıya 13.7.1999 günü tebliğ edilmiş, davalı kararı 27.7.1999 günü temyiz etmiş ancak gerekli sevk masraflarını ödememiştir. Davalıya bu giderleri ödemesi için Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 434/3. maddesi uyarınca 17.8.1999 tarihinde 7 gün süreli muhtıra tebliğ edilmiş, davalının gönderdiği masraf mahkemeye 26.8.1999 gününde ulaşmıştır.
Davalı karar düzeltme dilekçesinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 177. maddesi uyarınca temyiz süresinin 12.9.1999 gününe kadar uzadığını, esasen temyiz süresi dolmadan 26.8.1999 tarihinde temyiz sevk masraflarını yatırdığını temyiz etmemiş sayılması yönündeki dairemiz kararının doğru olmadığını ileri sürmüştür.
Davalı adli tatil içinde temyiz hakkını kullandığına göre, artık temyize ilişkin sürelerden yararlanması söz konusu olamaz. Ancak Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 434/3. maddesinde de temyiz masraflarını temyiz isteği ile birlikte tam ödemeyenler için başka bir süre öngörülmüştür. Bu sürenin kanunen tayin edildiğinden kuşku duymamak gerekir. Bu sürenin hakiminin bildirimi ile işlemeye başlaması, bu süreye hakimin tayin ettiği süre niteliğini kazandırmaz. Adli tatilde tebliğ ve temyize sevk işlemlerinin yapılmasına kanunun cevaz vermiş olması da sürenin niteliğini etkilemez. Şu halde masrafların yatırılması konusundaki süre yönünden de davalının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 177. maddesinde gösterilen ek süreden yararlanması gerekir.
Davalıya masrafların yatırılması konusunda yapılan tebligat üzerine kanunda tayin edik 7 günlük süre 24.8.1999 tarihinde sona ermiş ise de; masraf adli tatil bitmeden, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 177. maddesinde gösterilen süre dahi kullanılmadan 26.8.1999 tarihinde mahkemeye ulaşmıştır. Kararın temyiz edilmemiş sayılması yönündeki 21.02.2000 tarihli 1600-2157 sayılı dairemiz kararına karşı karar düzeltme isteği kabul edilmeli, işin esas incelenmelidir. Sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy