(743 S. K. m. 8, 27, 439, 440, 441, 457, 519, 520, 522, 523) (2644 S. K. m. 35) (2709 S. K. m. 13) (2675 S. K. m. 2, 33)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna, oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
1320 doğumlu (1904) Nazif Türk tabiiyetinde iken 1980 yılında bekar ve çocuksuz olarak ölmüştür. Murisin Yunanistan tabiiyetinde olan ana ve babası ile yine Yunanistan tabiyetinde olan büyükanne ve büyük babasının ve Türk tabiiyetinde olan dayısı Şahin'in kendisinden önce öldüğü anlaşılmaktadır. Davacı ile diğerleri Şahin'in furuları olup Türk tabiiyetindedirler. Mahkeme Zümrebaşı (parantelbaşı) Büyükanne ve Büyükbabanın Yunanistan tabiiyetinde bulunmaları ve mirasın açıldığı tarihte Tapu Kanunu'nun 35. maddesinde aranan karşılıklılık oluşmadığından davacı ve kardeşlerinin muris Nazif in mirasçısı olamayacağını kabul edip veraset belgesi verilmesi yönündeki isteği ret etmiştir.
Medeni Kanunu'muzun, mirasçı olmak için aradığı şartlardan biride mirasa ehil olmaktır (MK md. 519, 522, 523). Kanunun aradığı ehliyetin Medeni Kanun'un 8. maddesinde gösterilen hak ehliyeti olduğundan duraksama yoktur. Sağ doğmak ve sağ olmak kaydıyla (MK md.27) gerçek kişiler bu ehliyete sahiptirler. Medeni Kanun'un 8. maddesi Kanun dairesinde hak ehliyetine imkan vermektedir. Şu halde kanunlarda gösterilen sınırlama dikkate alınmadan mirasçılık ehliyetini belirlemek mümkün değildir. Anayasa'mızın 13. maddesi de böyle bir sınırlamaya imkan tanımaktadır. Medeni Kanun'un 520. maddesinde düzenlenen mirastan mahrumiyet, 457. maddesinde düzenlenen mirastan iskat gibi sınırlamalar olmak üzere kanunlarımızda mirasçılık ehliyetini sınırlayan hükümler vardır. Bunlardan biriside vatandaş olmayan kişilerin mirasçılığına etkili olan Tapu Kanunu'nun 35. maddesinde yer alan karşılıklılık ilkesidir. Yunanistan'da bu ülkenin hukuki rejimi içinde Türk Vatandaşı olan (Rum Soylu Türk Vatandaşları içinde 31.7.1990 tarihinden sonraki düzenleme......) kişiler yönünden taşınmaz mallara serbestçe tasarruf bu meyanda mirasçılığa imkan bırakılmadığı bir gerçektir. Tabii ki Yunanistan Vatandaşı olan bir kişinin mirasçılığı söz konusu olduğundan Hakim 2675 sayılı Milletler Arası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Kanunu'nun 2 ve 33. maddeleri gereği uygulanacak kuralları kendiliğinden gözetmek zorundadır. Somut olayda ihtilaf Yabancı uyruklu Zümre Baş'ın Medeni Kanun'un 441/2. maddesi uyarınca Türk tabiiyetinde bulunan füru tarafından her tabakada halefiyet yolu ile mirasçı olan füruları tarafından temsil olunması halinde de tüm zümrenin mirasçılık ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Medeni Kanun'un 439 ve müteakip maddelerinde kanuni mirasçılar zümre esası üzerinden gösterilmiştir. Zümre içinde mirasçı olabilecek kimsenin mirasçıdan önce ölmüş olması halinde her tabakada halefi yet tarihiyle mirasçı olan füruları tarafından temsil olunacağı 439, 440 ve 441. maddelerinde ifade olunmuştur. Bu ifade tarz önceki zümre başının sonra ard arda gelen füruunun mirasçılığa ehil olup olmadığını araştırmayı gerektirmez. Her şeyden önce Medeni Kanun'un 27. maddesi gereği şahsiyet ölüm ile sona erdiğinden mirasın açıldığı anda ölü olan zümrebaşının ve sonra gelen bazı ara füruun ve tabiiyetinden ve ıskat veya mahrumiyetinden söz edilemez. Miras hukukumuzun genel ilkesi zümre başının veya füruunun mirasın açılması anında ölü olması halinde sağ olan füruun doğrudan doğruya murise mirasçı olamamasını gerektirmektedir. Bu yön miras hukuku kitaplarında ittifakla füru, zümre veya kök başı olan usullerinin yerine temsilen değil, kendi miras haklarına binaen mirasçı olurlar cümlesi veya benzer cümlelerle ifade edilmiştir. Miras Hukuku, Prof. Ali Naim İnan, Prof. Şeref Ertaş, 2000, sf. 42 vd; Miras Hukuku, Prof. Zahit İmre, Prof. Hasan Erman, 1995, sf 15 vd; Miras Hukuku, Prof. M. Kemal Oğuzman, 1990, sf.35; Miras Hukuku, Prof. Necip Kocayusufpaşaoğlu, 1987, sf. 63; Miras Hukuku Dersleri, Prof. Bülent Köprülü, 1985, sf. 30 vd.)
Görüldüğü üzere mirasın açıldığı tarihte ölü olan zümrebaşı veya füru mirasçı olamayacak durumda olsa bile, onun mirasçılık hak ehliyetine sahip olan füruu doğrudan mirasçı olur. Murisin Yunanistan uyruklu olan ana ve babası, büyükanne ve büyükbabaları ile dayısı kendinden önce öldüklerinden bunların tabiiyetleri, mirasın açıldığı tarihte vatandaşı olan, büyük ana ve büyükbaba füruunun mirasçılığına etkili değildir.
Açıklanan sebeplerle çoğunluğun onama kararına katılmıyoruz. Yerel mahkeme kararı bozulmalıdır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy