(743 S. K. m. 19, 21, 353, 354, 360, 361) (1587 S. K. m. 4) (1086 S. K. m. 25)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Davacı vasi. Medeni Kanunun 353. maddesi uyarınca mahcurun şahsına tekayyüt için onun kendisine teslimini istemiş, davalı kendisinin de vasi olduğunu ileri sürmüştür.
Medeni Kanunun üçüncü kısmı vesayettir. Birinci fasıl vesayet uzuvları, ikinci fasıl vesayeti gerektiren haller, üçüncü fasıl vesayet işlerinde yetki, dördüncü fasıl vasi tayini, Medeni Kanunun onbirinci babı vesayetin idaresini düzenlemektedir. Vasi vesayet altındaki küçüğün ve mahcurun şahsına tekayyüt malların idare ve Medeni tasarruflarda onu temsil eder. (MK. md. 353) Velayet altında bulunmayan her küçüğe bir vasi tayin edilir. Nüfus, Adliye ve idare memurları resmi muameleleri dolayısıyla öğrendikleri vesayeti gerektiren halleri Sulh Mahkemesine bildirmekle yükümlüdürler (MK. md. 354) Kesin hüküm haline gelen hacir hükmü resmen ilan edilir, (MK. md. 360) Vesayet işlerinde kesin yetki küçüğün veya mahcurun ikametgahındaki vesayet dairelerine aittir. (MK. md. 361) ikametgah bir kimsenin yerleşmek maksadı ile oturduğu yerdir. (MK. md. 19) Ana-babanın ikametgahı velayetleri altındaki çocuğun ikametgahı addolunur. (MK. md. 21) Her Türk vatandaşı ikametgahının bulunduğu yer nüfusuna kayıl olması gerekir. Bu suretle nüfusa kayıtlı olunan yer ikametgaha karine saydır. (Nüfus K. md. 4) Çocuğun ana ve babası Merzifon nüfusuna kayıtlıdır. Gümüşhacıköy ilçesinde yerleştiklerine dair bilgi ve belgede yoktur. Şu halde küçük Ozancan'ın ikametgahı da Merzifondur. Hacredilen kimsenin bir vesayet dairesi ve vasisi olur, Sulh Mahkemesinin izni olmadıkça vesayet altındaki kimse ikametgahını değiştiremez.
Yukarıya alınan Medeni Kanun hükümleri ve vesayetin idaresine ait kanun hükümleri, vesayet işlerinin kamu düzeni ile ilgili olduğunu göstermektedir. Vesayet uzuvlarından vesayet daireleri olan sulh ve asliye mahkemeleri görevlerini yapmaları için bir istek olmasına ihtiyaçları yoktur, resen hareket ederler Kanunun vesayet işlerinde gösterdiği yetkili mahkemenin dışında başka bir yer mahkemeleri yetkili olamaz. Küçük Ozancan Doruk hem Merzifon Sulh Hukuk Hakimi, hem de Gümüşhacıköy Sulh Hukuk Hakimi tarafından vesayet altına alınmıştır. Bir kişinin iki vesayet dairesi olamaz.
Şu halde vasiye olumlu yetki uyuşmazlığının (HUMK. 25/2) çözümü için müracatta bulunması yönünde emir verilerek yetki uyuşmazlığı çözüldükten sonra sonucu uyarınca karar vermek gerektiğinin düşünülmemesi doğru değildir.
Açıklanan nedenle bu çerçevede ön meselesinin halli sağlandıktan sonra işin esasının incelenerek hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile isteğin reddi isabetsizdir.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 23.6.2000
Full & Egal Universal Law Academy