(743 S. K. m. 618)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 10.10.2000 tarihinde temyiz eden vekili Av. M.S. geldi. Karşı taraf vekili geldi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava şahsi hakka dayanan zilyetlik nedeniyle men'i müdahale ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Dava konusu taşınmazın taraflardan biri adına tapuya kayıtlı olmadığı hususunda ihtilaf yoktur. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre de dava tarihinde tapu tahsis belgesi de olmadığı anlaşılmaktadır.
Davalı her ne kadar söz konusu taşınmazın tapu harici adi yazılı senetle davalılardan G. Tarafından kendisine devredildiğini ileri sürmüş ise de toplanan delillerden taşınmazın davacıya teslim edilmediği de anlaşılmaktadır. Öte yandan tapu kütüğünün beyanlar hanesinde taşınmaz üzerindeki bina G.D.'ya aittir, kaydı olduğu tapudan gelen cevapta bildirilmiştir. Bu hale göre zilyetliğe dayanan hakların davacıya geçtiği ve satın alan davalı M.'in kötü niyetli olduğu kabul edilemez.
Aynı daire 1.8.1997 tarihinde diğer davalı M.'e satılıp teslim edilmiş ve bu davalı tarafından kullanılmaya başlanmış olmasına göre davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın gösterilen sebeple bozulmasına, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına, duruşma için takdir olunan 97.500.000 TL. vekalet ücretinin G.'den alınıp M.'e verilmesine, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, bozmada oybirliği ile gerekçesinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Davalı, dayanılan yazılı belge ile dava konusu taşınmazı karısı olan davacıya, yaptığı maddi katkılarına karşılık olmak üzere vermiştir. Taşınmazda kiracı vardır. Kira bedellerinin de davacı tarafından alınması kabul edilmiştir.
O halde olayla zilyetliğin kısa elden teslim gerçekleşmiştir. Bu nedenle sayın çoğunluğun gerekçesine katılmıyorum.
Ne var ki davalı taşınmaz üzerinde emin zilyet durumundadır. Emin zilyet zannıyla devir alınan zilyetlik geçerlidir. (MK. 901 md.) Davalı taşınmazı emin zilyetten devir almış bulunduğundan iyi niyetle kabul edilmesi gerekir.
Hükmün bu gerekçe ile bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun oluşturduğu gerekçeye katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy