(818 S. K. m. 244)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 1- Dava konusu altınlardan davacıya nişanda takılan (27 gr. söz bileziği ile künyenin) evlilik birliğinin devamı sırasında davalının borcu için davacının rızası hilafına, davalı tarafından alınıp bozdurulduğu;
Bunların dışında kalan ve dilekçesinde dökümü yapılan altınların ise; davacı tarafından bozdurulup; paraya çevrildiği Yapı Kredi Bankası Milas şubesinde 11.12.1996 tarihinde adına açılan (2-008781-7) nolu vadeli mevduat hesabına 142.000.000 TL. olarak yatırıldığı,
Davalının babası Sebahattin 8.1.1997 tarihinde aynı bankadan 12 ay vadeli 100.000.000 Tl. kredi aldığı, faizleriyle birlikte geri ödemesi (174.180.000 TL.) olan bu kredi borcu için; davacının; aynı bankadaki 142.000.000 Tl. meblağındaki mevduat hesabı üzerine rehin konulduğu, yani davacının; kayınbabasının kredi borcuna, bankadaki parasını rehin gösterdiği; 8.1.1997 tarihli ferdi kredi sözleşmesini borçlu olarak davalının babası Sebahattin'in, müteselsil kefil olarak davalının rehin veren olarak da davacının imzaladıkları, kredi alacaklısı bankanın; ödenmeyen kayınpedere ait kredi borcuna, rehin sözleşmesine istinaden davacının hesabından 20.3.1997 tarihinde (142.050.658 TL.) olarak mahsup ettiği dosyaya alınan belgelerden ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır.
Davacı, 27 gram söz bileziği ile künyesi dışındaki altınlarını kendisi bozdurup bankaya kendi adına hesap açtırarak bu hesaba yatırdığına ve bankadaki vadile mevduat hesabındaki bu parasını, kayınbabasının aynı bankadan aldığı kredi borcuna karşılık, menkul rehni olarak verdiğine göre; merhun olan şeyi ancak kredi borçlusundan talep edebilir. Kredi ilişkisinde, asıl borçluya müteselsil kefil olan davalıdan talep edemez. Bu bakımdan, davanın bununla ilgili kısmının reddi doğrudur.
2- Davacıya nişanda takılan 27 gram söz bileziği ile 1 adet künyenin, davacının rızası hilafına davalı tarafından alınıp bozdurulduğu ve borca verildiği sabit olduğuna göre, bu iki kalem ziynet hakkındaki davanın kabulü gerekir.
Sonuç: Hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan kısımların ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 28.09.2000 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy