(1086 S. K. m. 427) (YHGK. 14.05.1997 T. 1997/2-32 E. 1997/422 K.) (YHGK. 30.05.2001 T. 2001/2-444 E. 2001/468 K.)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre kadının davasına yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2- Yoksulluk nafakasının kaldırılmasına ilişkin davanın reddine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Nafaka ve nafakanın artırılması davaları kanundan doğan bir alacağın tespiti ve tahsili davası niteliğindedir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 4. maddesi hükmü tümü hesap ve takdir edilebilen muaccel alacağa ilişkin olduğundan, nafaka davalarında nafakanın muayyen bir zaman dilimi içinde belirlenmesi bu davalara kısmi niteliği vermez.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 23.06.1996 gün ve 4146 sayılı yasa ile değişik 427/2. maddesi ile taşınır mal ve alacak davalarında temyiz sınırı 1.1.1998 tarihinden itibaren 20.000.000.- liraya 1.1.2000 tarihinden itibaren de 40.000.000 liraya çıkarılmıştır. Belirtilen konularda değer itibariyle bu miktarların altında kalan kararlar kesindir.
Hukuk Genel Kurulu 14.05.1997 gün ve 32/422 ve 30.05.2001 gün 444-468 sayılı kararında da temyiz ve karar düzeltme de, bağlanan aylık nafaka miktarının gözetileceğini açıklamıştır. Benimsenen bu ilkeler doğrultusunda gerek temyiz, gerekse karar düzeltmelerde üst sınır aylık nafaka miktarıyla belirlenmelidir.
Somut olayda aylık nafaka da artırılan miktar 40.000.000 TL.yi aşmadığından Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427/2. maddesi gereğince temyiz edilebilme sınırı altında kalan nafaka takdirine ilişkin karar kesindir.
Sonuç: 1.bentte açıklanan sebeple kadının davasına yönelik temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA, yoksulluk nafakasının kaldırılmasına ilişkin davanın reddine yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE, oyçokluğuyla karar verildi. 19.11.2001
MUHALEFET ŞERHİ
Nafaka davalarında, kesinlik sınırının aylık nafaka miktarına göre tesbit edilmesi gerektiği yolunda yasalarımızda bir hüküm yoktur.
Harçlar Kanununa göre nafaka verilmesine dair hükümlerde, bir senelik nafaka bedeli üzerinden karar ve ilam harcı alınması gerekmektedir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesine göre de, belirlenen nafakanın yıllık tutarı üzerinden ücreti vekalet hesaplanır.
Harcın ve ücreti vekaletin yıllık nafaka miktarı üzerinden hesaplanması karşısında, temyiz edilebilme sınırının da yıllık nafaka tutarı üzerinden hesaplanması gerektiği, buna göre de kararın kabili temyiz olduğu, işin esasının incelenmesi gerektiği kanaatı ile sayın çoğunluğun 2.bentteki ret kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy