(1086 S. K. m. 76) (818 S. K. m. 244)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde davacı gayrimenkulün bir ömür boyu birlikte yaşanacağı düşüncesi ile davalı adına satın alındığı, ancak davalının tutumunun değiştiğini ileri sürerek taşınmaz malın değerinin tahsilini istemiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 76.maddesi hâkimin Türk Kanunlarını resen uygulayacağını amirdir. Şu halde hâkim tarafların tavsifi ile bağlı olmayıp uygulayacağı hükmü resen belirler.
Davacı taşınmaz malın, karısı ile aralarındaki akdi ilişki sebebiyle kendisi adına veya ortak satın alınması gerekirken davalının adına aldığını iddia etmemiştir. Hâkim tarafların iddia ve savunmaları ile bağlıdır. (HUMK. md.74).
Davacının anlatımı ve ortaya koyduğu olgu Borçlar Kanunun 244.maddesine uygun düşebilecek niteliktedir. Bu yönde ispata yarayan bir delil de ortaya konmamıştır. Davanın reddi gerekirken yazılı şekilde tazminat ödetilmesine karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Hükmün açıklanan sebeple bozulmasına, sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy