(743 S. K. m. 361, 362, 399, 424, 425) (4721 S. K. m. 411, 412, 456, 480, 481)
Dava: Davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı F. Arslan'ın 18/9/2001 tarihli dava dilekçesi ile, Bartın Sulh Hukuk Mahkemesinin 5/3/1992 gün ve 1992/192 sayılı kararı ile vasisi olarak atandığı oğlu A. Arslan'ın ihtiyaçlarını, yurtdışına gideceğinden karşılayamayacağını bildirerek vasiliğinin nez'ini istediği, mahkemece davacının vasilikten azline karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
743 Sayılı Türk Medeni Kanununun 427. maddesine göre, vasinin, vasiliğe gayri layık bir hali anlaşılır veya vazifesini ifada suiistimali veya fahiş bir ihmali görülürse mahkemesi asliye tarafından azlolunur. Borcunu ödemekten aciz kalan vasi hakkında da hüküm böyledir.
Aynı Kanunun 399, 424 ve 425. maddelerinde ise, vasilik süresinin dolması ve vasinin istifa etmesi ile, vasilik sıfatının kalktığı haller açıklanmış olup, bu durumda görevli mahkemece Sulh Hukuk Mahkemesi olduğundan, mahkemece, öncelikle, vasilikten azil sebebi bulunmayan davacının dilekçesinin, anılan maddeler çerçevesinde değerlendirilerek, dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile dosyanın Sulh Hukuk mahkemesine gönderilmesi gerekeceğinin düşünülmemesi doğru bulunmamıştır.
Diğer taraftan, 743 sayılı Türk Medeni Kanunun 361. maddesine göre, vesayet işlerinde salahiyet, küçüğün ikametgahındaki vesayet dairelerine aittir.
362. maddesinde de, Sulh mahkemesinin izni olmadıkça vesayet altındaki kimse ikametgahını değiştiremez hükmü mevcuttur.
405/14. maddesi ile de, Sulh mahkemesinin izni ile vesayet altında bulunan kimsenin yeni bir ikametgah edinebileceği hükmü getirilmiştir.
Davacı F. Arslan, vesayet altına alınan A. Arslan'ın ikametgahındaki Bartın Sulh Hukuk Mahkemesince vasi olarak atandığına göre, vesayet işlerinde yetkili mahkeme, Bartın Sulh Hukuk Mahkemesidir. Anılan mahkemece, ikametgah değişikliğine ilişkin verilmiş bir karara da dosya içinde rastlanılamamış olduğundan, mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy