(1086 S. K. m. 409, 429, 445, 434, 415)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü
Karar: Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenir. Bunların eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren hakim veya mahkeme başkanı tarafından verilecek yedi günlük kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir. (HUMK. 434. md).
Yargıtay ilgili dairesi temyiz edilen kararı bozarsa, davayı kararı vermiş olan mahkemeye veya uygun göreceği diğer bir mahkemeye gönderir.
O mahkeme, temyiz edenden 434. madde uyarınca peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle, kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinlendikten sonra Yargıtay'ın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir. (HUMK. 429. md.)
05.10.1980 tarihli 2/1 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararı gereği Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409/2. maddesi hükmü Yargıtay'dan bozularak dönen davalara da uygulanır. Ancak mahkemenin, tarafları mahkemeye müracaat etme gereği konusunda yanıltmamış olması gerekir.
Yukarıda işaret edilen yasa maddelerine göre mahkemenin temyiz harçları ile dosyanın Yargıtay'a sevki ve dönüşünde ilgililere yapılacak tebliğ masraflarını başlangıçta temyiz eden taraftan alması gerekir. Eksik alınmışsa ya da ilgili masraf vermekten imtina ediyorsa temyiz etmemiş sayılmasına karar verileceği kendisine ihtar edilir. Bu işlemlerde yanılgı ile mahkeme kendine düşen görevini tam olarak yerine getirmemiş ise eksik masraf yatırmanın sonuçları taraflara yüklenemez. (Y. 19. H.D.'nin 04.02.1992 tarihli 30-50 sayılı, Y. 4. H.D.'nin 04.05.1995 tarihli 3376-3905 sayılı kararları)
Somut olayda mahkemenin 26.11.1993 tarihli kararı davacı vekili tarafından 20.3.1996 günlü dilekçe ile temyiz edilmiş, mahkemece temyiz eden vekiline 26.3.1996 tarihinde toplam 594 bin lira eksik masrafın yatırılması konusunda muhtıra gönderilmiş ve davacı vekili muhtıra uyarınca istenen masrafları yatırmıştır. Bu muhtırada, temyizden sonra gün tayini için gerekli masrafın istenilmemiş olması, mahkemenin yaptığı eksik işlem davacıda tüm giderleri ödediği ve kendisine bozma halinde tebligat yapılacağı kanısını uyandırmış, davacı yanıltılmıştır. Bu eksik işlemin sonucundan temyiz eden davacıyı sorumlu tutmak yukarıda açıklanan sebeplerde mümkün değildir.
Şu halde mahkemece yapılacak iş, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 415. maddesi uyarınca masraflar suç üstü ödeneğinden karşılanarak duruşma günü tayin edip taraflara tebliğ etmek ve belirecek duruma göre karar vermekten ibarettir. bu husus nazara alınmadan ve taraflara duruşma günü tebliğ etmeden dosyanın Hukuk Usülü Muhakemeleri Kanununun 409. maddesi uyarınca işlemden kaldırılması ve üç ay geçtiğinden bahisle açılmamış sayılması yönünde hüküm tesisi doğru değildir.
Sonuç: Temyize konu kararın belirtilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesin, oyçokluğuyla karar verildi. 01.03.2002.
KARŞI OY
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 409. maddesinin ikinci fıkrası, oturum günü belli edilmesi için tarafların başvurması gerekin hallerde, gün tespit ettirilmemiş ise, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle birinci fıkranın uygulanacağını, birinci fıkra ise; oturuma çağırılmış olan tarafların hiçbirisinin gelmediği veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde yenilenmeye kadar dosyanın işlemden kaldırılacağını, beşinci bendinde de üç ay içinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilip esasının kendiliğinden kapatılacağını hükme bağlanmıştır.
Mahkemenin 26.11.1993 günlü kararı dairemizin 1996/5235-7157 sayılı kararı ile bozulmuş, bozma karırımız dava vekiline 14.8.1996, davalı vekiline 2.8.1996'da tebliğ edilmiştir. Karar düzeltme süresi 13.9.1996'da sona ermiştir. Buradaki süreler hak düşürücü niteliktedir. süresi 13.9.1996'da sona ermiştir. Hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınması da gerekmektedir. 13.9.1996 sün işlem tarihidir. Yasadaki dört aylık süre geçtikten sonra 15.1.1997'de açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Dosyanın Yargıtay'dan bozularak geldiğini taraf vekilleri öğrenmişlerdir. Gün tayin ettirmekle zorunlu olan tarafların herhangi bir başvuruları yoktur. (HUMK. m. 409/2)
Gerekli tebligat giderlerini de karşılamamışlardır. Davanın açılmamış sayılmasına yönelik karar doğrudur. Açıklanan sebeple de değerli çoğunluğun bozma kararlarına iştirak edilmemiştir.
Full & Egal Universal Law Academy