(743 S. K. m. 241)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Davacı Hayri vekili 24.6.1997 tarihli dava dilekçesi ile davacının nüfus kaydında babası olarak gözüken Ahmet'in gerçek baba olmadığını, gerçek babasının davalılardan Nail olduğundan bahisle, nüfus kaydının iptali ile davalı Nail hanesine kaydının yapılmasını istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dava irs ve nesebe ilişkin nüfus kayıt düzeltme ve babalık davasıdır.
Türk Medeni Kanununun 241. maddesinde Ana, gebe kaldığı zaman evli idiyse, babalık davası ancak çocuğun nesebi sahih olmadığına hakim hükmettikten sonra ikame edilebilir. hükmü mevcuttur.
Dosyada mevcut nüfus kaydından, davacının annesi Ayşe'nin Ahmet ile 1976 yılında evlendiği, davacı Hayri'nin doğduğu tarihte evliliğin devam ettiği görülmekte olup, kocanın nesebi reddettiğine ilişkin bir iddia ve karar dosyada yoktur.
Bu itibarla; mahkemece isteğin reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. 12.04.2001 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy