(743 S. K. m. 137) (1086 S. K. m. 95) (818 S. K. m. 61)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm nafaka, ziynet, eşya, nakit para ve döviz yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Feragat kesin hükmün sonuçlarını doğurur. (HUMK. 95) davalı kadın için Medeni Kanunun 137.maddesi gereğince takdir edilen tedbir nafakasının dava tarihi ile feragat tarihi arasında geçerli olarak takdiri gerekirken hüküm kesinleşinceye kadar devam edecek şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3- Karşı davacı kadın 22.9.1999 tarihli celsede, ziynet eşyalarını kayınbiraderi ve kayın pederinin sattığını bildirmiş ayrıca kadın evden ayrılırken kendisini almaya gelen eniştesi Akif beyanında kadının kolundaki yara bereden bahsetmemiştir. Bu durumda ziynetin davalı kocada kaldığına ve koca tarafından satıldığı sabit değildir. Ziynetler hakkında davanın reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir.
4- Çeyiz senedinde davalı kocanın imzası yoktur. Senette yazılı eşyalardan, yatak odası takımı, dikiş makinesi ve otomatik çamaşır makinesinin ise hiç alınmadığı tanık beyanlarından anlaşılmaktadır. Bu durumda bu eşyalar hakkında davanın reddi gerekirken kabulü usul e kanuna aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2, 3, 4.bentlerde açıklanan sebeple bozulmasına, davacı kocanın diğer temyiz itirazlarının yukarıda 1.bentte açıklanan gerekçe ile reddine, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Davanın esasını oluşturan senetteki imza, kocanın babası ve dayısına aittir. Bu kişiler imzanın kendilerinin olduğunu da kabul etmişlerdir. İmza inkar edilmediğine göre senet metnine aykırı sözlerine değer verilemez. Kadının dövülerek evden ayrıldığı, ziynetleri alma imkanına sahip olmadığı da deliller ile sabittir. Davalının; duruşmadaki ziynetleri kayınbabam ve kayınbiraderim dedi şeklindeki ifadesi esas olmasa bile, bu kişiler koca adına hareket etmişlerdir. Karar doğrudur. Açıklanan sebeple de değerli çoğunluğun bu yöne ilişkin bozma kararlarına iştirak edilmemiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy