(4721 S. K. m. 15)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün temyiz eden davacı geldi. Diğer davacılar tebligata rağmen gelmediler. Karşı taraf vekili geldi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1- Dosyadaki yazılara ve kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacıların aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- 24.2.1994 tarihli miras mukavelesi ve rıza'i taksim sözleşmesinin yapıldığı sırada sözleşmenin taraflarından Ali Derviş ve Ayşe'nin ayrıtım gücüne sahip olmadıkları dosya münderecatı ve doktor raporlan ile belirlenmiştir. Mahkemenin de kabulü gibi kural olarak bu sözleşme hukuken hüküm ifade etmeyecektir (MY. md. 15) Mahkemenin kabulü aksine davacılardan sözleşmenin tarafı olan Ali Derviş yönünden de tasarruf hukuken hüküm ifade etmeyeceğinden bu sözleşmenin iptaline karar verilmesi gerekirken, talebin yazılı gerekçelerle reddi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 1 - Hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu kesimlerinin 1. bentte gösterilen nedenlerle ONANMASINA,
2- Hükmün 2. bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Sezgin (mümeyyiz) olmayan tarafından hukuki işlemin hükümsüzlüğü iddiası nesnel (objektif) iyi niyet kurallarına aykırı ise dinlenmez. (Tevhidi İçtihadı Kararı 9.3.1955 gün 22/2 sayılı karar)
Sezgin olmayan Ali mirasın paylaşılmasında mağdur edildiğini iddia etmemiştir.
Sezgin olmayan kişinin hukuki işlemlerinin hiçbir şekilde hüküm ifade etmeyeceği kesin bir kural değildir. Yasada belirtilen belirli ayrıcalıklar saklıdır.
Sezgin olmayan kimse, sezgin olsaydı aynı şekilde işlem yapacak idi ise; yani yaptığı işlem normal zekalı bir kişinin yaptığı işlem gibi olması halinde temyiz gücünden yoksunluk nedeniyle işlem hükümsüz sayılamaz.
Davacıların amacı, Ayşe'nin kendi payını satış vadi ile devir ettiği üçüncü kişiyi bu haktan yoksun kılmaktır.
Davranış biçimleri iyi niyet (doğruluk) kurallarına aykırıdır. Medeni Kanununun 2/2 maddesi gereği kötü niyet yasal korumanın kapsamı dışındadır. Kaldı ki miras paylaşım sözleşmesine taraflarca uyulmuş, sözleşme gereği davacılara verilen taşınmazlar davacılar adına kütüklenerek sözleşme gereği karşı taraf yükümlülüklerini de yerine getirmiştir.
Bu ve kararda belirtilen gerekçe ile hükmün onanmasın gerekir.
Aksine oluşan sayın çoğunluğun görüşlerine katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy