(818 S. K. m. 125, 131)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm faiz alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl alacak hakkında müruruzaman vaki olunca faiz ve sair fer'i alacaklar hakkında da müruruzaman vaki olmuş sayılır. (BK.m.131)
Alacak hakkını ve dolayısıyla faizi doğuran taraflar arasındaki ilişkinin akdi ilişki olduğu asıl davada verilen Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 21.11.1997 tarihli 11218-12665 sayılı kararında açıkça belirtilmiş ve hukuki ilişkinin akti ilişki olduğuna ilişkin bu yön kesinleşmiştir. Akitlerden doğan alacak ve akte aykırı hareketler sebebi ile doğan alacak hakları kanunda başka bir süre gösterilmem işse, Borçlar Kanunun 125. maddesine göre 10 yıllık zamanaşımına tabidir.
Olayda tarafların boşanmalarına dair olan karar 28.4.1994 tarihinde kesinleşmiştir. Asıl alacak hakkındaki hüküm 6.9.1999 tarihinde kesinleşmiş ve hüküm altına alınan alacak miktarı faize ilişkin haklar saklı tutularak aynı tarihte alacaklı vekiline ödenmiştir. O halde dava da zamanaşımı süresi dolmamıştır. İşin esasının incelemesi gerekirken zamanaşımı sebebiyle reddedilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda gösterilen sebeple bozulmasına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy