(743 S. K. m. 143/2)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün nafaka ve tazminat yönünün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün *tebligata rağmen taraflar gelmediler. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yersizdir.
2- Boşanmaya sebebiyet veren olaylarla her iki tarafta kusurludur. Bu durumda Medeni Kanunun 143/2. maddesi şartları oluşmaz. Kaldı ki 13.4.2000 tarihli celsede davacı nafaka ve tazminat talebi yoktur demiş, 18.04.2000 tarihli celsede de her ne kadar daha önceki celsede nafaka ve tazminat talebinden vazgeçtiğini belirtmiş ise de nafaka ve tazminat talebi olduğunu beyan etmiş, davacı tarafta bu tevsie karşı çıkmıştır. Bu durumda yoksulluk nafakası ve manevi tazminat talebinin reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2.bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, davacının tedbir nafakasına yönelik temyiz itirazlarının yukarıda 1.bentte gösterilen gerekçe ile REDDİNE, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 25.01.2001 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ :
Boşanmaya neden olan olaylarda eşine bağımsız ev temin etmeyen hakaretlere neden olan davacı da eşit kusurludur.
Davalı ilk oturumda nafaka talebinden vazgeçmiş ise de, daha sonra yoksulluk nafakası talep etmiştir.
Bir haktan doğumundan önce feragat mümkün olmadığı gibi, kadının vazgeçtiği nafakanın niteliği de açıklattırılmamıştır.
Davalının boşanma yüzünden zarurete düşeceği de belirlendiğinden Medeni Yasanın 144. maddesi koşulları da oluşmuştur.
Hükmün yoksulluk nafakası yönünden onanması kanaatiyle değerli çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy