(743 S. K. m. 315)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Medeni Kanunun 315. maddesi, herkes yardım etmediği taktirde yoksulluğa düşecek olan usul ve füruuna muavenet etmekle sorumlu olduğunu hükme bağlamıştır. Mahkemece hükmedilen nafaka değişmez veya kaldırılamaz nitelikte değildir. Nafaka borçlusu ve alacaklısının durumunda lehte veya aleyhte meydana gelecek değişiklikler üzerine talep edilmek kaydıyla artırılması, eksiltilmesi ve hatta tamamıyla kaldırılması imkan dahilindedir.
Nafaka isteyen 1977 doğumlu R. zeka geriliği sebebiyle vesayet altına alınmıştır.
Mahkemece aylık seksen milyon lira nafaka takdir edilmiş, bu nafakanın her yıl başından yeniden değerlendirme oranı kadar artırılmasına karar verilmiştir. Bu şekildeki düzenleme nafakanın amaç ve ilkelerine aykırı bulunmakta, nafaka yükümlüsü ile davacının sene içerisindeki durumlarında olağanüstü değişikliklerin olması halinde artırma veya eksiltme imkanını ortadan kaldırmakta, babanın ileride indirme yahut tamamıyla kaldırma yönünde dava açma imkanını engellemekte, miktarını tayin yetkisini de idari makama bırakmaktadır. Açıklanan hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre de diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine 18.6.2001 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı için tayin olunan nafakanın (MK. 315) "her yıl başında yeniden değerlendirme (Vergi Usul Kanunu Mükerrer md. 298) oranı kadar artırılmasına" karar verilmiştir.
Dairemiz çoğunluğu ile uyuşmazlık hakimin gelecek yıllara sari olarak böyle bir karar vermek yetkisinin olup olmadığı noktasındadır.
"Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının görevidir." (Anayasa Md. 141/4) "Hakimin tahkikat ve muhakemenin mümkün olduğu derecede sür'at ve intizam dairesinde cereyanına ve beyhude masrafa meydan verilmemesine dikkatle mükelleftir." (HUMK. md. 77)
Nafaka kararları geleceğe dönük değiştirilinceye kadar geçerli kararlardır. Ancak hayatın olağan akışı içinde belirlenebilen değişiklikler doğrultusunda hakimin muayyen zamanda değişken karar oluşturmasına kanunlarımızda bir engel yoktur. Enflasyonist baskıların belirli olduğu dönemler için bu yön kanunlarda dikkate alınmıştır. (Örneğin Harçlar Kanunu Mükerrer 138. maddesi) Vergi Usul Kanunu Mükerrer 298. maddesinde usul ve esasları belirlenmiş olan ve her yıl başında zorunlu olarak ilan edilecek olan yeniden değerlendirme oranı geçen yılın ekonomik olayları dikkate alınarak belli edileceğinden hem davacıya hem de davalıya objektif olarak etki yapacaktır. Bu oranın nafaka miktarını da etkilemesi hakkaniyet kurallarına da uygun düşer. Tarafların sübjektif durumlarında husule gelen değişiklik sebebi ile belli olan nafakayı artırma ya da eksiltme isteklerine bu objektif tespitin etki yaptığı düşünülemez.
Nitekim Almanya'da belli tablolar ile nafakaya ilişkin hükümler miktarların kendiliğinden artıp ya da eksilmesine karar verilmekte; öznel bir durumu olmayan tarafların her yıl mahkemeye müracatları önlenmektedir.
Mahkemenin kararı yukarıda açıklanan yasa ve Anayasa kurallarına da uygundur. Onanması gerektiği kanaatindeyim.
Full & Egal Universal Law Academy