(743 S. K. m. 134) (1086 S. K. m. 274)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 274. maddesi gereğince ikinci tanık listesi verilemez. Verilse dahi bu listedeki tanık ifadeleri hükme dayanak yapılamaz. Öte yandan tanık Naciye'nin ifadesinde söz konusu ettiği olay dava tarihinden 1 sene öncesine aittir. Bu olaydan sonra 1 sene kadar evlilik birliği devam ettiğine göre davacının bunu hoşgörü ile karşıladığının kabulü gerekir ve boşanma nedeni yapılamaz.
Medeni Kanunun 134/1-2.maddesi uyarınca; Boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, müşterek hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacının tanıklarının sözlerinin bir kısmı Medeni Kanunun 134/l maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 06.07.2001 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy