(743 S. K. m. 405, 420)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün temyiz en murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 10.4.2001 gününde tebligata rağmen taraflar gelmedi. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle vesayetin amacının vesayet altındaki kişi yanında üçüncü kişileri de korumak olduğu, Adli Tıp Kurumu Başkanlığının yazılarından işlemin yapıldığı anda murisin Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olduğunun belirlendiği ve şekli anlamdaki vesayet kararının işlemi geçersiz hale getirmeyeceğine göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine peşin alınan harcın mahsubuna 09.07.2001 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.....
MUHALEFET ŞERHİ
Kısıtlama (vesayet) işlemi, yenilik doğurucu niteliktedir ve kişiler-aile-miras ve borçlar hukuku yönünden kısıtlanan kişinin fiil ehliyetini sınırlar yada kaldırır. Kısıtlı tek başına hukuki işlem yapamaz. (Prof.Dr. Zevkliler, Dr.Acabay Dr. Gökyayla, Zevkliler Medeni Hukuk, 1995/ Sf. 1102-1103) Kısıtlama kararı kaldırılıncaya kadar sonuçlarını doğurur. (Prof.Dr.H.V.Velidedeoğlu, Medeni Hukuk, 1965 Sf.541)
Başka bir ifade ile kısıtlının fiil ehliyeti de kısıtlama tarihinden itibaren yoktur.
Kişinin kısıtlanmasını gerektiren bir hal olmasa dahi, hakimin kesinleşmiş kararı Medeni Kanunun 416. ve müteakip maddeleri uyarınca kaldırılıncaya kadar sonuç ifade eder. Aksi yöndeki düşünce vesayet altına alınan kişinin, bu karara rağmen her tasarrufunda mümeyyiz olup olmadığının araştırılması ve tartışılması sonucunu doğurur ki, bu da vesayet için hakim kararını gerekli gören Medeni Kanun düzenlenmesi ile bağdaşmaz. Kanunda öngörülen özgürlüğü bağlayan cezanın çekilmiş sayılması gibi hallerde kısıtlılık kendiliğinden kalkar. Özellikle bu olayda olduğu gibi akıl hastalığı sebebiyle kısıtlanmış olan kişinin kısıtlama kararının kesinleşmesinden sonra fakat usulüne uygun kaldırılmasından önce yaptığı hukuki tasarrufun bu arada yaptığı vasiyetnamenin yapılış tarihinde mümeyyiz olduğunun tespiti ile tasarrufun iptali isteğinin reddi mümkün değildir. Karar bozulmalıdır.....
Full & Egal Universal Law Academy