(743 S. K. m. 134) (1086 S. K. m. 440) (818 S. K. m. 53) (765 S. K. m. 24, Ek m. 2) (5237 S. K. m. 52)
Dava: Yukarıda tarihi, numarası, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; Dairenin 17.9.2002 gün ve 9319-10144 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Sözü geçen Dairemiz kararının düzeltilmesi istenilmekle gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR VE Sonuç: Temyiz ilamında bildirilen gerektirici sebeplere, özellikle evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan hadiselerdeki kusurun ağırlığının kocada olmasına, eşlerin 1999 doğumlu müşterek çocuklarının bulunmasına ve kadının boşanmaya karşı çıkmasının hakkın kötüye kullanılması şeklinde yorumlanamayacağına göre ( 743 S. K. m. 134/2 ), Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE ve aynı Kanunun değişik 442. maddesi ile Türk Ceza Kanununun 4421 sayılı Kanunun 2 ve 5. maddeleriyle değişik 24 ve ek 2. maddeleri hükmünce takdiren ( 54.520.000 ) lira para cezasının, Harçlar Kanunu uyarınca ( 10.120.000 ) lira ilam harcının karar düzeltme isteyene yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
MUHALEFET ŞERHİ :
Taraflar arasındaki en son olay davacı kocanın 19.9.2001 tarihinde davalıyı dövmesidir.
Bu olaydan önceki hadiseleri davalı kadın hoşgörü ile karşılamış, evlilik devam etmiştir.
Hoşgörü ile karşılanan olaylar boşanma sebebi olarak kabul edilemez.
19.9.2001 tarihindeki olay nedeni ile açılan ceza davası ise davacı kocanın hafif tahrik sonucu karısını dövmesi sebebi ile kocanın Türk Ceza Kanununun 456/4, 457/1 ve 51/1. maddesi ( uyarınca ) mahkümiyeti ile sonuçlanmış ve davalı kadının müdahil olduğu bu davada verilen karar kesinleşmiştir.
Borçlar Kanununun 53. maddesi gereğince ceza mahkemesince maddi olgunun tespitine ilişkin bu karar hukuk hakimini de bağlar.
Diğer yönden kadının ceza dosyasında müdahil olması, kocasını mahküm ettirmesi karşısında olayımızda Medeni Kanunun 134/2. maddesi şartları da oluşmuştur.
Bu itibarla mahkemenin boşanmaya yönelik kararı doğrudur.
Davacı kocanın karar düzeltme talebinin kabulü ile hükmün boşanma yönünden onanması gerektiği düşüncesi ile Sayın Çoğunluğun red kararına katılmıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy