(743 S. K. m. 458, 459) (4722 S. K. m. 1)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- 4722 sayılı kanunun 1. maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
Mirastan ıskat edilen kişi artık miras bırakanın mirasçısı sıfatını kazanamaz. Miras bırakan onun miras hissesi üzerinde başka türlü tasarrufta bulunmamışsa terekesi o sanki miras bırakandan önce ölmüş gibi diğer kanuni mirasçıları arasında paylaştırılır. (MK.m. 458) Iskatın iptaline ilişkin davada ispat külfeti ıskattan istifade eden mirasçıya aittir. (MK. m. 459/2) Davalılar ıskatın doğruluğunu ispatla sorumludurlar
Dava münhasıran ıskatın iptaline ilişkindir. Sağ eş Yaşar hariç murisin çocukları Zülbiye, Hatice, Nuriye ve Satı davayı kabul etmişlerdir. Bu kabulün sağ eş Yaşar'ın miras payına etkisi yoktur. Dava kabul edilmekle ıskat tamamen hükümsüz bırakılmıştır. (MK.m.459/2) Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oyçokluğuyla karar verildi. 26.12.2002
MUHALEFET ŞERHİ
Medeni Kanunun 458. maddesi gereğince, miras hakkından ıskat edilen kimsenin furuları o kimse müteveffadan evvel ölmüş gibi mahfuz hisselerini isteyebilirler.
Bu durumda mahfuz hisse yönünden mirastan müstefid olan Yusuf'un çocuklarında davaya dahil edilmesi gerekir.
Hüküm eksik hasımla tesis edilmiştir. Hükmün bu yönden bozulması gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy