(743 S. K. m. 535, 536, 537, 538, 539, 541) (4721 S. K. m. 222, 598)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Vasiyetnamede tereke veya hak ve alacaklar temlik edilmediğinden vasiyetname muayyen mal vasiyeti niteliğindedir.
Sulh Hukuk Mahkemesi vasiyetnameyi tesellüm ettiği tarihten itibaren nihayet bir ay içinde açar. Vasiyetname açılırken malum olan mirasçılar davet edilir (MK. m. 536). Vasiyetnamenin açılışını müteakip yararlarına vasiyet yapılmış veya mirasçı tayin edilmiş olanlardan her birine, ne vasiyet edildiğine dair yazıların resmi bir sureti, müracaatları beklenmeden, tebliğ olunur. (MK. m. 537).Lehlerine teberru yapılan kimselerin ve mirasçıların adresleri belli değilse vasiyetten ilanen haberdar edilirler. Vasiyetnamede mirasçı naspedilmiş olup ta hakları itiraza uğramayanlara istekleri halinde Mirasçılık Sıfatları Hakkında resmi bir belge verilir (MK. m. 538).Sulh Hakimi vasiyetnamenin kendisine tevdiini müteakip kanuni mirasçıların emvale muvakkaten vaziyet etmelerine müsaade yahut resmen idaresini emreder. (MK. m. 535). Kendilerine muayyen bir şey vasiyet edilen kimse bu vasiyeti ifa ile mükellef olan varsa ona yoksa kanuni ve mansup mirasçılara karşı muayyen şeyin teslimini dava etme hakkına sahiptirler (MK. m. 541). Kanuni mirasçılar, zilyetlik hükümlerine tevfikan mansup mirasçıların hisselerini teslime mecburdurlar (MK. m. 539). Görüldüğü gibi Sulh Hakiminin görevi vasiyetnameyi açarak, ilgililere tebliğ etmek, mansup mirasçı varsa isteği halinde ona bir mirasçılık belgesi vermek ve terekeye dahil mallara kanuni mirasçıların muvakkaten el koymalarına müsaade etmek yahut resmi idareyi emretmekten ibarettir. Şunu da belirtmek gerekir ki Sulh Hakiminden vasiyetin tenfizi istemi bir aynı hakkın geçirilmesi isteği niteliğinde değildir. Bu halde Sulh Hakiminin görevi sadece vasiyeti açıp itiraza uğramadığını tespitten ibarettir.
(HGK.13.2.1991 tarihli 1990/2-648 991/65 sayılı kararı). Diğer yandan vasiyetle mirasçı nasp edilmemiş, muayyen mal vasiyeti Yapılmıştır. Bu durumda musaleh gerekirse Medeni Kanunun 541. maddesine göre genel hükümler dahilinde dava açabilir.
Hakimin bu görevi aşarak dava eski Medeni Kanunun 538 ve yeni 4721 sayılı Medeni kanunun 598. maddeleri gereğince mirasçılık belgesinin verilmesine biçiminde, eda emri taşıyan, karar vermesi, yine mirasçılık belgesi verilmesi görevinin Sulh Hukuk Hakimine ait olduğunun da gözetilmemesi, vasiyetnameler açılmadıkça, yerine getirilmesi istenemez. Muris eşi tarafından açılan ve vasiyetnamenin açılması niteliğinde olan davada da vasiyetnamenin açılmasının yukarıda açıklandığı gibi Sulh Hukuk Mahkemesi görevinde olduğu düşünülmeden bu konuda da görevsizlik kararı yerine açıklanan şekilde hüküm kurulması ve yine vasiyetname belirli mal vasiyeti niteliğinde olduğu halde mirasçılık belgesi verilmesi yasaya aykırı olup doğru değildir.
2- Hükmün tenkis yönünden incelenmesine gelince;
a) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle Türk Medeni Kanununun 222. maddesine uygun bir mal ortaklığı bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b) Sabit tenkis oranı belirlendikten sonra, temlik konusu taşınmazın tercih tarihindeki değerinin belirlenmesi gerekirken keşfin yapıldığı tarihteki değerinin belirlenmesi ve yeniden keşif yapılmaması, bu yönden hatalı bilirkişi raporuna dayalı hüküm kurulması yasaya aykırı ise de, yeniden keşif icrası halinde tercih tarihine göre bulunacak değer daha fazla olacağından ve aleyhe bozma yapılamayacağından bu yön bozma nedeni yapılamamıştır.
c) Faize tercih tarihinden itibaren hükmolunması gerekirken dava tarihinden itibaren faize hükmolunması da doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Hükmün 1. ve 2/c maddesinde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan kesimlerinin 2/a bendinde gösterilen nedenlerle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 30.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy