(2675 S. K. m. 12) (Evlilik Bağına İlişkin Kararların Tanınması Hakkındaki Sözleşme m. 3)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava Belçika (Brüksel Asliye) Mahkemesinin iki Türk vatandaşı hakkında verdiği boşanma kararının tanınması isteğine ilişkindir.
Mahkemece dava reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
Mahkeme gerekçesinde; Brüksel Asliye Mahkemesinin, Belçika Medeni Kanununun 232. maddesini uygulayarak tarafların boşanmalarına karar verdiğini, atların Türk olup Türk Medeni Kanununun uygulanması gerektiğini, davalının tanıma talebine bu yönde itiraz ettiğini, itirazının haklı olduğunu belirtmiştir.
Tarafların her ikisi de Türk vatandaşı olduğuna göre, 2675 sayılı Kanunun, maddesi uyarınca boşanma ve ayrılık sebepleri eşlerin müşterek milli hukukuna tabidir. Buna göre tarafların boşanmasında Türk Medeni Kanununun uygulanacağı şüphesizdir. Ancak, Belçika ve Türkiye'nin taraf olduğu; onaylaması 17.04.1975 tarihli 1884 sayılı Kanunla uygun bulunan ve 14.09.1975 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Evlilik Bağına İlişkin Kararların Tanınması Hakkındaki Sözleşme nin 3/2. maddesi gereğince ...kararın dermeyan edildiği devletin Devletler Özel Hukukunca saptanan kanunun uygulanması ile, hasıl olacak neticeye aykırı bir sonuca varılmamışsa başka bir ifade İle eşlerin müşterek milli hukuku uygulandığı takdirde dahi aynı neticeye varılacak ise, tanıma talebi reddedilemez. Kararda bu husus tartışılmamıştır.
Öte yandan davalı, cevap dilekçesinde davacının 1999 yılında kendisi aleyhinde Türkiye'de (Emirdağ'da) boşanma davası açtığını, bu davanın Yargıtay bozmasına uyularak Emirdağ Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/3 esas, 2001/218 karar sayılı kararı ile reddedildiğini de ileri sürmüştür.
Yukarıda sözü edilen sözleşmenin 1/1. maddesi gereğince ... karar, dermeyan edildiği Devlette, bu Devlette daha önce kesinleşmiş, verilmiş veya tanınmış bir karar ile bağdaşıyorsa tanınacaktır.
Davalı, davacının kendisi aleyhinde Türkiye'de açmış olduğu boşanma davasının reddedildiğini ileri sürdüğüne göre, sözü edilen boşanma dosyasının getirtilip incelenmesi, kesinleşip kesinleşmediğinin tespiti ile iki karar arasında bağdaşmazlık söz konusu ise isteğin reddi gerekeceğinin gözetilmesi, bağdaşıyorsa sözleşmenin yukarıda bahsedilen 3/2. maddesinin tartışılıp değerlendirilmesi ve sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, açıklanan hususların gözetilmemesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oyçokluğuyla karar verildi. 06.02.2003(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy