(743 S. K. m. 247, 251) (1086 S. K. m. 236)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı 1929 doğumlu Mehmet dava dilekçesinde davalı Bilal'in kendi çocuğu olmadığı halde Bilal'in anası ile evlenmesi üzerine kendi çocuğu imiş gibi nüfus siciline yazdırdığını ifade etmiştir. Bu anlatım davacı 1929 doğumlu Mehmet'i bağlar (HUMK. 236). Şu halde Bilal'in nesebi 743 sayılı Medeni Kanunun 247. maddesi uyarınca nesebi tashih edilmiş, böylece davacı Mehmet'e sahih nesep bağı kurulmuştur. Nesebi düzeltilen davacı ancak iradeyi ifsat eden sebeplere dayanarak dava açabilirse de davacının bu yönde bir iddiası yoktur. Davacı 1929 doğumlu Mehmet 1994 tarihinde ölümü üzerine mirasçılardan Mehmet oğlu 1945 doğumlu Mehmet 28.3.1996 tarihinde davayı takip etmiştir. Bu kişi yönünden de 743 sayılı kanunun 251. maddesinde yer alan hak düşürücü süre de geçmiştir. Davanın reddi gerekirken kabulü ile davalının baba adının değiştirilmesine karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Hükmün açıklanan sebeple bozulmasına, sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy