(4721 S. K. m. 166, 169, 197) (743 S. K. m. 134, 137, 162)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Toplanan delillerden davalı ve davacı kadının sık sık evi terk ettiği davacı ve davalı kocanın temin ettiği evinde manevi bağımsızlığının olmadığı anlaşılmakta olup, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında her iki tarafta kusurludur. Her iki tarafın davasının da kabulü gerekir. Bu yön gözetilmeden hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
2-Boşanma davası açılmakla eşlerin ayrı yaşama ve nafaka isteme hakkı doğar. (M.K.m.162/2,137). Kaldı ki istek olmasa bile davanın devamı süresince gerekli tedbirlerin davaya bakan hakim tarafından kendiliğinden (resen) alınması zorunludur. (M.K.137). O halde dava tarihinden geçerli olmak üzere, davalı ve davacı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç:Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 01.03.2002 (Cuma)
Full & Egal Universal Law Academy