(1086 S. K. m. 289, 290)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Yerel mahkemede yargılama sırasında delil olarak dayanılmayan ortaklığın giderilmesi, dava dosyası hükme dayanak yapılamayacağı gibi niteliği itibariyle bu dava için ön mesele oluşturmayacağından incelenmesine gerek yoktur.
13.7.1995 tarihli senette dava konusu eşya ve ziynetin davacı ile davalıya yarı yarıya hibe ve teslim edildiği yazılıdır. Tarafların imzasını taşıyan bu belgenin aksine bazı eşyanın davacı ve davalı Uğur'a teslim edilmediği savunması yönünden davacının muafakatı olmadan tanık dinlenemez ve bu bakımdan tanık sözleri hükme dayanak yapılamaz. (HUMK. 290, 289) Dinlenen tanık sözleri ile dava konusu eşyanın davalı Ömer'in evinde kaldığı, ziynet eşyasının da davalı Uğur'un kasasına konduğu anlaşılmaktadır. Şu halde söz konusu eşya ve ziynetin davacı ile davalı Uğur'un yarı yarıya müşterek malı olduğunun eşyanın davalı Ömer'de, ziynetin davalı Uğur'da kaldığının tesbitine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru değildir.
Sonuç: Hükmün açıklanan sebeple bozulmasına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, bozmada oybirliği sebebinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY: Dava konusu eşya ve ziynetler hakkında ortaklığın giderilmesine ilişkin davanın bulunduğu anlaşılmaktadır. Yargılama sonucu çelişkili hükümlerin verilmesi imkan dahilindedir. Sözü edilen dosya da incelendikten sonra değerlendirme yapılmalıdır. Açıklanan sebeple de çoğunluğun kararına iştirak edilmemiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy