(4721 S. K. m. 166/4, 174/2) (743 S. K. m. 134/4, 143/2) (1086 S. K. m. 237) (4722 S. K. m. 1)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün tazminat ve nafaka yönünün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan * 3.4.2002 günü taraflar tebligata rağmen gelmedi. İncelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
4722 sayılı kanunun 1.maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
1-Dava, Medeni Kanunun 134/son maddesinde yer alan "..üç yıllık fiili ayrılık süresi içinde müşterek hayatın yeniden kurulamaması" sebebiyle boşanma isteğine ilişkindir. Davacının, daha önce evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanarak açtığı boşanma davası reddedilmiş, davacının temyizi üzerine karar Yargıtay'ca onanmış, onama kararı iki tarafa da 30.3.1998 tarihinde tebliğ edilmiş, karar düzeltme süresinin başvurusuz geçirilmesiyle ret kararı 14.4.1998 tarihinde kesinleşmiştir. İş bu dava ise yasadaki üç yıllık süre dolmadan 2.4.2001 tarihinde açılmıştır. Medeni Kanunun 134/son maddesi koşulları oluşmadığı gözetilmeden davanın reddi yerine, yazılı şekilde boşanmaya karar verilmesi usul ve yasaya aykırı ise de, hükmün boşanmaya ilişkin bölümü temyiz edilmediğinden bu yön bozma sebebi yapılmamış, yanılgıya işaret edilmekle yetinilmiştir.
2-Kesin hükümden bahsedilebilmesi için tarafların, dava konusunun ve dava sebebinin aynı olması gerekir. (HUMK.m.237) Boşanma davasının reddinden sonra davalı, 1999/577 esas sayılı dava ile; "..kocasının, açtığı boşanma davasında kendisi hakkında Fransa'da başka bir erkekle görüştüğünü ve o kişiyle mektuplaştığını ileri sürerek haksız isnatta bulunduğundan ve boşanma davası reddedildiği halde başka bir kadınla ilişki kurup evlilik hazırlığına başladığından" bahisle manevi tazminat ve bakım yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle de Medeni Kanunun 152. ve 162/son maddesine dayanarak nafaka talebinde bulunmuş, mahkemece; 500.000.000 Tl. manevi tazminata ve dava tarihinden itibaren aylık 50.00.000 Tl. nafakaya hükmedilmiş, karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Mahkeme; kararın gerekçesinde "..kocanın, açtığı boşanma davasındaki karısının başka erkekle görüştüğü ve o kişiyle mektuplaştığı şeklindeki isnadının boşanma sebeplerinin açıklanması niteliğinde olup manevi tazminat takdirinde bu olgunun nazara alınmadığını, boşanma davasının reddinden sonra başka kadınla gayri meşru evlilik yaptığının sübut bulduğunu, bu sebeple kadın lehine manevi tazminat takdir edildiğini.." belirtmiştir.
Davalının, iş bu davadaki manevi tazminat talebi "boşanmaya yol açan tüm olaylara" dayalıdır ve Medeni Kanunun 143/2. maddesine istinat etmektedir. Kaldı ki kocanın başka kadınla ilişkisi süre geldiğine göre, dava sebebinin aynılığından söz etmek mümkün değildir. O halde, boşanmaya yol açan olaylar kusursuz davalının kişilik haklarını ihlal ettiğine göre davalı lehine uygun miktarda manevi tazminat takdiri gerekirken isteğin yazılı gerekçeyle reddi usul ve yasaya aykırıdır.
3-Medeni Kanunun 143/1. maddesi mevcut ve hatta muntazar (beklenen) bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kabahatsiz karı veya kocanın, kabahatli olan taraftan maddi tazminat isteyebileceğini, 152. maddeside, evin seçimi, karı ve çocukların uygun biçimde geçindirilmesinin kocaya ait olduğunu öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda kadının hiçbir kusurunun olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu kadın, en az eşinin desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile hakkaniyet ilkesi (MK.Md,4) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
4-Boşanma davası açılmakla eşlerin ayrı yaşama ve nafaka isteme hakkı doğar. (M.K.m.162/2,137). Kaldı ki istek olmasa bile davanın devamı süresince gerekli tedbirlerin davaya bakan hakim tarafından kendiliğinden (resen) alınması zorunludur. (M.K.137). O halde dava tarihinden geçerli olmak üzere, kadın * yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
5-Boşanma sonucu davalının yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. Medeni Kanunun 144. maddesi koşulları oluşmuştur. Davalı yararına uygun yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç:Hükmün yukarıda 2, 3, 4. ve 5. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 04.04.2002 (Prş.)
Full & Egal Universal Law Academy