(1086 S. K. m. 337, 347)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Muris 388 ada (5) parseldeki 1/2 hissesini davalı Hüseyin'e vasiyet ettiği halde bu parselin tamamının ölüm tarihindeki değeri davalıya yapılan kazandırma kapsamında terekeye dahil edilmiştir. Yarısının değeri olan 2.601.883.510 TL.'nin terekeye dahil edilmesi gerekir.
2- Murisin vasiyetname ile eşi Fahriye'ye bıraktığı Ank. Sitelerdeki (15) parseldeki (1) nolu bağımsız bölümün ölüm tarihindeki değeri davalıya yapılan kazandırma kapsamında terekeye dahil edilmesi doğru olmayıp bunun tereke hesabında dava dışı kişiye yapılan kazandırma olarak dikkate alınması gerekir.
3- Muris, vasiyetnamesi ile ...menkul mal ve ev eşyalarını da, oğlu Hüseyin'e vasiyet etmiştir. Para da menkul mal hükmündedir. Murise ait banka hesabında bulunan toplam ölüm tarihi itibariyle 169.077.667 TL. para davalıya yapılan kazandırma içinde terekeye katılıp hesabın ona göre yapılması gerekirken temyiz dışı tereke malı olarak nitelendirilmesi yanlıştır.
4- Davacılar vekili, 27.1.2000 tarihli delil listesinde ..murisin sağlığında sitelerdeki dükkanlarının kira gelirleriyle biriktirdiği kasasında mevcut 15.000 USD civarındaki paranın ölümünden sonra murisin diğer menkulatı ile birlikte davalıya intikal ettiğini bildirmiş ve yemin deliline de dayanmıştır. Davalı vekili, bu dilekçeye karşı verdiği 10.2.2000 tarihli dilekçesinde bu iddia ile ilgili hiçbir beyanda bulunmamıştır. Tarafların anneleri Fahriye, ..muris öldükten sonra kasasından herhangi bir para çıkmadığını ifade etmiş, davacı tanıkları Ahmet Ş. ise, ..murisin ölüm tarihinde kasasında paranın olduğunu ancak miktarını ve kim tarafından alındığını bilmediklerini söylemişlerdir.
Davacı vekili, 29.6.2000 tarihli oturumda ..murisin öldüğünde kasasında para bulunup bulunmadığı varsa, alıp almadığı konusunda davalıya yemin teklif etmiştir. Davalı vekili, 4.9.2000 tarihli oturumda yemin teklifini kabul ettiklerini söylemiş, aynı oturumda davalı asile yemin davetiyesi çıkartılmıştır. Yemin davetiyesi davalının bizzat kendisine 18.9.2000 tarihinde tebliğ edildiği halde, davalı, yemin için çağrıldığı 26.10.2000 tarihli duruşmaya gelmemiş, mazeret de bildirmemiştir. Bu durumda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 337. ve 347. maddesi gereğince davalının yemin edeceği vakıaların sabit olmuş sayılması gerekirken, bunun sonucu olarak 15.000 USD'nin ölüm tarihindeki (TL) karşılığının davalıya yapılan kazandırma kapsamında terekeye dahil edilmesi gerekirken, bu hususun dikkate alınmaması kanuna aykırıdır.
5- Eş davaya dahil olmasa bile, mirasçıların saklı payları hesaplanırken, eşin saklı payının terekeden indirilmesi, bundan sonra füruun saklı paylarının ve tasarruf nisabının hesaplanması gerekirken, bu yönün gözetilmemiş olması yanlıştır.
Sonuç: Kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy