(2004 S. K. m. 143)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı, vasiyet edilen veya mirasçı olmayıp İcra İflas Kanununun 143. maddesi uyarınca verilmiş aciz vesikası olmadığı gibi aynı yasa İcra Müdürlüğünce tutulmuş haciz tutanağı da bulunmayıp bu hale göre dava görülebilir olmadığından reddi gerekeceğinin gözönünde tutulmayarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç:Temyiz edilen kararın gösterilen sebeple ve temyiz edenler yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oyçokluğuyla karar verildi. 28.03.2002 (Prş)
MUHALEFET ŞERHİ
"Açılmış mirasta bir mirasçının payını...... haczettirmiş olan yada elinde mirasçıya karşı alınmış borç ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklı Sulh Hakiminden bu mirasçı yerine paylaşmaya katılmak üzere bir kayyım atanmasını isteyebilir (4721 SK. md. 648, 743 SK. md.588). Borçlu aynı zamanda kanuni mirasçı durumunda olup dava konusu taşınmazlarda ".....intikal edecek hissesi" üzerine 19.3.1998 de haciz vaz edilmiş alacaklıya İcra İflas Kanununun 94. maddesi uyarınca vasiyet yolu ile kalan hakkın borçlu adına tescili için dava açması yönünden yetki belgesi verilmiştir. Davacı 743 sayılı kanunun 588. maddesinde gösterilen dava açmak için gerekli şartlar taşımaktadır. Sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum. İşin esası incelenmelidir.
Full & Egal Universal Law Academy