(1086 S. K. m. 432, 434) (492 S. K. m. 26)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Olayda karar, temyiz isteminde bulunan davalıya (yurt dışı adresinde) 28.1.2002 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı, temyiz dilekçesini 8.2.2002 tarihinde Türkiye'nin Münstar Başkonsolosluğuna vermiş, konsolosluk, temyiz dilekçesinin davalıya ait olduğunu ve huzurlarında imzalandığını kimliği ile ilgili bilgileri yazarak tasdik şerhi koymuş ve aynı tarihte 492 Sayılı Harçlar Kanununa göre "harç bedeli" olarak mahalli para birimi üzerinden (32 EU) harcı tahsil etmiştir. Bu şekilde konsoloslukça tasdiki yapılan ve harcı da açıklanan biçimde konsoloslukça tahsil edilen temyiz dilekçesi davalı tarafından harç makbuzu ile birlikte posta aracılığıyla mahkemesine gönderilmiştir. Dilekçe mahkemeye 18.2.2002 tarihinde ulaşmıştır.
Temyiz dilekçesi, kararı veren mahkemeye veya başka yer mahkemesine verilebilir. (HUMK. md. 432/2.)
Yargı harçları, kanunlarda aksine bir hüküm bulunmayan hallerde, harca konu işlemleri yapan mahkeme veya daire tarafından alınır. (492 Sayılı Harçlar Kanunu md. 26) Sözü edilen bu hükümlere göre temyiz dilekçesinin mahkemeye verilmesi ve harcın da mahkeme tarafından alınması zorunludur. Temyiz dilekçesinin mahkeme dışında başka bir mercie verilmesi ve harcının da verildiği merci tarafından görevli olmadığı halde tahsil edilmiş olması durumunda temyiz süresi bu mercie verildiği tarihte kesilmiş olamaz. Temyiz isteğinin harcın yatırıldığı tarihte yapılmış sayılacağına ilişkin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 434/2. maddesinde yer alan hüküm, harcın mahkemece alınması halinde geçerli olan bir hükümdür. Aksinin kabulü halinde, 492 Sayılı Harçlar Kanunundaki yargı harçlarının, harca konu işlemleri yapan mahkeme tarafından alınacağına ilişkin 26. madde hükmüne aykırı düşer. (Bkz. Y. 2. H.D.'nin 19.6.1996 tarihli 1995/14020 esas, 1996/531 karar, aynı doğrultuda Y. 2. H.D.'nin 20.05.1996 gün 1996/4435 esas, 1996/5358 karar sayılı ve Y. 1. H.D.'nin 4.6.1992 tarihli 1992/3031, 1992/7581 karar sayılı içtihatları)
Yukarıda açıklanan sebeplerle, yargı yetkisi olmayan konsolosluğa verilen temyiz dilekçesinin mahkemeye verilmiş bir dilekçe sayılabileceğini kabul etmek ve temyizin de konsolosluğa verildiği tarihte yapılmış saymak olanağı yoktur. Dilekçenin mahkemeye ulaştığı tarih itibarıyla temyiz süresi geçirildiğinden, temyiz dilekçesinin süre aşımından reddine karar verilmek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalının temyiz dilekçesinin REDDİNE, oybirliği ile karar verildi. 4.4.2002.
Full & Egal Universal Law Academy