(4721 S. K. m. 166) (743 S. K. m. 134)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Tanık anlatımlarında bildirilen olaylardan sonra tarafların birlikte tatile gittikleri ondan sonra davacının ayrıldığı ve bir araya gelmedikleri anlaşılmasına göre davacının birlikte tatil yapmalarından önceki olayları hoşgörü ile karşıladığının kabulü gerekir.Boşanma nedeni olarak dayanamaz.Bundan sonrada meydana gelen bir olayın varlığı da ispat edilmemiştir.
Medeni Kanunun 134/1-2.maddesi uyarınca; Boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, müşterek hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacının tanıklarının sözlerinin bir kısmı Medeni Kanunun 134/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
2-Tedbir nafakasının dava tarihi yerine talep tarihinden başlatılması da doğru değildir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebeplerine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliği ile karar verildi. 09.05.2002 per.
Full & Egal Universal Law Academy