(4721 S. K. m. 220)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Toplanan delillerden; tarafların fiilen ayrılmalarından sonra davalı kadının müşterek evde bir süre daha yalnız kalmaya devam ettiği; fiili ayrılığı müteakip evin kilidini ve anahtarını değiştirdiği, bu fiili ayrılık döneminde davalının, annesi ve aile bireylerinin bazılarıyla evden poşetler ve valizler içerisinde bir takım eşyaları taşıdıkları, en son 2000 yılı Aralık ayında da davalının bir kamyonla ev eşyalarını yükleyerek götürdüğü gerçekleşmiştir.
Davalı, Sulh Mahkemesince davacının istemi üzerine yapılan 5.1.2001 tarihli tespit sırasında dava konusu eşyalar üzerinde mülkiyet iddiasında bulunmamış, tespiti takip edilen eşyaların hiç birisini almadığını, eşyaların hepsinin davacı ile müşterek oturdukları evde olduğunu söylemiştir. Davacı tanığı Halil İbrahim ise, evdeki eşyaların davalı tarafından götürüldüğünden alt komşuları tarafından haber verilmesi üzerine eve gittiklerinde evde hiç bir eşyanın kalmamış olduğunu ifade etmiştir. Davalı tanıkları ise, davalının alıp götürdüğü eşyaların kendi eşyaları olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen eşyaların hiç birini almadıklarını ifade etmişlerdir... Gerçekleşen bu durum karşısında münhasıran davacı kocaya ait olan erkek giyim eşyaları yönünden davanın kabulü, dava konusu edilen diğer eşyalar yönünden ise zilyetlik karinesi ve tanık İbrahim'in anlatımı göz önünde tutularak tarafların 1/2 oranında ortak olduklarının tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy