(743 S. K. m. 457, 475, 520, 545)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 4722 sayılı kanunun 1. maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
Muris H. İ. Yılmaz'ın 19.9.2000 tarihinde vefatı üzerine çocuklarından S. Yılmaz'ın isteği üzerine Ortaca Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.3.2001 tarih ve 2001/55-46 kararı ile mirası 32 pay kabul edilerek 8 payının eşi M. Yılmaz'a, 3'er payının da birinci eşi F.'dan olma çocukları A., Z., S., S., R., S. S. ve H.'ye aidiyetine karar verilmiştir.
Mirasçı eş M. Yılmaz Muğla 1. Noterliğinin 19.3.1992 tarih ve 3828 yevmiye sayılı sözleşme ile ivaz karşılığı mirastan feragat etmiştir.
Muris H. İ. Yılmaz Muğla 1. Noterliğinin 29.4.1997 tarih ve 5293 yevmiye numaralı vasiyetname ile çocuklarından H. Yılmaz'ı mirasından ıskat etmiştir.
Dava; Ortaca Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 2001/55-46 sayılı veraset belgesinin mirastan ıskat ve feragat nedeniyle iptali ile yeniden veraset belgesi verilmesine ilişkindir.
Mahkemece, mirasçılardan M. Yılmaz ve H. Yılmaz Çelik'in mirasçı sıfatları kalmadığından davacının davasının kabulü ile bu şahısların veraset belgesinden çıkartılmasına, murisin terekesi 16 pay kabul edilerek 2'er payın murisin çocukları A., Z., S., S., R., S. ve S.'ye, 1'er payın H.'nin çocukları Y. Çelik ve B. Çelik'e aidiyetine karar verilmiştir.
Karar, davalılardan M. Yılmaz ve S. Yılmaz tarafından temyiz edilmiştir.
Mirastan feragat eden mirasçı, tereke ile ilişkisini tüm olarak kesmiş sayılmaz. Miras açıldığında (MK. m. 539) terekenin borcu alacaklarından çok olup ta miras alan bunu ödemeye yanaşmazsa, mirastan feragat eden kişi ölümden önceki beş yıl içinde miras bırakandan feragatin ivazı (karşılığı) olarak aldığı şeyi ve semeresinden elinde kalanı geri vermekle yükümlüdür. (MK. m. 477) Öte yandan hakkında tenkis davacı açıldığı zaman mirastan feragat eden mirasçı, sözleşme ile aldığını geri vererek terekenin taksimine iştirak edebilir. (MK. m. 516) Görülüyor ki, mirastan feragat edenin mirasla ilişiği tamamen kesilmez.
Iskat edilen şahsın mirasçılık sıfatı kalmaz. (MK. m. 458/1. cümle) Füruu varsa, ıskat füruu etkilemez. Füruu ıskat edilenin yerine geçer (MK. m. 458/3) Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 9.4.1997 gün ve 1996/2-888 esas, 1997/306 karar sayılı kararına göre de, ıskat edilenin füruu ancak saklı payını isteyebilir.
Veraset belgesi istemek maddi bir olayın varlığını ikrar ve kişiler arasındaki irs ilişkisini tespit ettirmekten ibarettir. İsteğin bu niteliği itibariyle mahkemeye başvurmak mirasçının ne bir hakkının yitirilmesine, ne de veraset durumunda bir değişiklik meydana getirilmesine yol açar.
Mirastan ıskat ve mahrumiyet sebepleri ya da mirasın reddi veya mirastan feragat sözleşmesi hallerinin bulunması veraset belgesi istemeye engel değildir. Iskat (MK. m. 457) mahrumiyet (MK. m. 520) ret (MK. m. 545) ve feragat (MK. m. 475)'ın hukuki sonuçlarının terekenin bölüştürülmesi sırasında gözetileceğine işaret edilmek suretiyle ve bu durumlar yok sayılarak miras paylarını gösterir biçimde hüküm tesis edilmesi gerekmektedir.
Kararda mirasçı olarak gösterilen Yahya ve Betül'ün babası İbrahim, annesi Hanife olduğu halde, nüfus kayıtlarının aksine Halil İbrahim ve Fatma olarak gösterilmesi isabetsiz olduğu gibi; mirastan ıskat edilen Hanife'nin mahfuz payının Yahya ve Betül'e intikal edeceğine ve miras bırakının eşi Muzaffer'in mirastan feragatine da işaret edilip veraset ilamı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Hükmün belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 27.05.2002 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerekir düşüncesi ile sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy