(1086 S. K. m. 9, 20, 187/2, 190, 196, 225) (4721 S. K. m. 20) (1587 S. K. m. 4)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 9/son maddesine göre boşanma davalarında yetkili mahkeme davacının ikametgahı veya eşlerin davadan evvel son defa 6 aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Görev yeri idari kararla her zaman değişebileceğinden memuriyet nedeniyle bulunulan yer ikametgah sayılmaz öte yanlar tarafların Demirköy'de birlikte oturmadıkları da anlaşılmaktadır. Nüfus Kanunun 4. maddesi ikametgaha karine olup ikametgahın değiştirildiğini (MK.20) kabule yeterli delil de getirilmemiştir. Tarafların Çankırı Nüfusuna kayıtlı oldukları anlaşılmasına göre yetkisizlik ilk itirazının kabulü gerekirken yargılamaya devam olunup yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
2-Kabule göre de;
Mahkemelerin yetkisine yönelik itirazlar ilk itirazlardan olup (HUMK.l87/2) bu husus mahkemece öncelikle ve esasa girilmeden, hadise şeklinde incelenerek sonuçlandırılır. (HUMK. 190-196) Hakim hadise hakkındaki kararını derhal verir ve iki tarafa bildirir. (HUMK.225) Görüldüğü gibi yetki itirazı hakkında verilen ara kararının ilgilisine tebliğinde yasal zorunluluk bulunmaktadır. Belirtilen yasal kurala uyulmadan davalının yokluğunda hüküm kurulması savunmayı ve davanın sonucunu etkileyen önemli bir usul hatasıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın 1. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmayıp 2. bentteki yanlışlığa işaret olunmakla yetinilmesine, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 03.06.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy