(1086 S. K. m. 193)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 193. maddesi, yetkisizlik kararının kesinleşmesi üzerine, davacının on gün içersinde yeniden dilekçe vermesi ya da çağrı kağıdı göndermesi gerektiğini, aksi takdirde davanın açılmamış hale geleceğini hükme bağlamıştır. Maddedeki süre hak düşürücü nitelikte olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması da gerekmektedir.
İşin boşanma yönü temyiz edilmemiş ise de hak düşürücü sürenin kamu düzenini ilgilendirmesi sebebiyle davanın esasına yönelik olarak inceleme yapılması cihetine gidilmiştir. (HUMK. m. 439/2)Yetkisizlik kararı 17.12.1998'de kesinleşmiştir. Dosya 8.1.1999'da yetkili Küçükçekmece Asliye Hukuk Hakimliğine gönderilmiştir. Bu tarih itibariyle yasada öngörülen on günlük süre geçmiştir. Mahkemece; dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi için başvurmanın yahut çağrı kağıdı gönderilmesi için gerekli giderlerin hangi tarihte kim tarafından karşılandığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 222-225. maddeleri çerçevesinde hadise şeklinde incelenmesi ve sonucu uyarınca karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre de diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oyçokluğu ile karar verildi.
Muhalefet Şerhi
Beyoğlu Asliye Hukuk Mahkemesinin 8.1.1999 tarihli sevk yazısında posta giderleri ve çağrı kağıdının gönderildiğinin belirtilmesi, karşı tarafında bu yönde bir itirazı ve temyizinin olmaması ve hatta boşanmanın temyiz edilmeyip kesinleşmesi karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 193/3. maddesinde açıklanan 10 günlük süre de belirtilen sürede davacının tebliğ ve sevk masraflarını verdiğinin kabulü gerekir.
Bu sebeple sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy