(743 S. K. m. 6, 143) (4722 S. K. m. 1) (1086 S. K. m. 293)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 4722 sayılı kanunun 1. maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının (kocanın) aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Toplanan delillerden; kocanın eşini dövdüğü, buna karşılık kadınında kocasına git utanmaz, terbiyesiz adam, senin anan orospu şeklinde hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan hadiselerde kadında kusurludur. Kocanın boşanma yönündeki davasının da kabulü gerekirken isteğin reddedilmesi isabetsizdir.
3- Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına kadında sebebiyet vermiştir. Kusurlu eş yararına manevi tazminat takdir edilemez. (743 sayılı MK. m.143/2) Davacının (kadının) manevi tazminat isteğinin reddedilmemesi de yerinde değildir.
4- Karı koca arasındaki ihtilaflarda tanık dinlenilmesi imkan dahilindedir. (HUMK. m.293)
a- Davanın konusunu oluşturan ziynetlerin bir kısmı bozdurulup kadına market açılmıştır. Markete sermaye olarak konulan ziynetler hakkında kocanın sorumlu tutulması düşünülemez.
b- Diğer ziynetlere gelince;
Kanunda aksi öngörülmedikçe kural olarak herkes iddiasını ispatla yükümlüdür(M.K.6). Ancak iddialar karşılaştığında kimin ispat yükü altında bulunduğunun tespiti her zaman kolay olmamaktadır. Bunun için gerek ilmi gerekse kazai içtihatlarda bir takım ölçülere yer verilmiştir.
Hemen bütün ilim adamlarının birleştiği ve Yargıtay uygulamasında kararlılık ifade eden ölçüye göre, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunana düşer (Prof. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 1968, sh. 72; Prof. İlhan Postacıoğlu, Medeni Yargılama Usulü, 1970, sh. 464; Prof. Necip Bilge, Hukuk Yargılamaları Usulü, 1967, sh. 449; Prof. Sabri Şakir Ansay Hukuk Muhakemeleri Usulü, 1957, sh. 248-249; Prof. Saim Üstündağ Hukuk Muhakemeleri Usulü, 1973, sh. 378; H.G.K. nun 19.7.1967 gün ve 239-340 sayılı, 7.6.1974 gün ve 1972/84 sayılı kararları; Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 6.6.1983 gün ve 4936-5076 sayılı kararı).
İleri sürdürdüğü bir vakıadan lehine haklar çıkaran kimse iddia ettiği olayları ispat etmelidir (Prof. Saim Üstündağ, Age.1973 sh.397).
İspat yükü daha kolay başarana düşer (Prof. Saim Üstündağ, Age, Federal Mahkeme Kararına atfen).
Davacı ziynet eşyasının davalıda kaldığını ileri sürmüş, davalı ise onun tarafından götürüldüğünü savunmuştur. Hayat deneylerine göre olağan olan bu çeşit eşyanın kadın üzerine de olması ya da evde saklanmış, muhafaza edilmiş bulunmasıdır. Diğer bir deyimle bunların davalı tarafın zilyetlik ve siyanetine terk edilmiş olması olağana ters düşer.
Diğer taraftan söz konusu eşya rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nev'idendir. Onun için evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi gizlemesi her zaman mümkündür.
Davacı dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını, ispat yükü altındadır.
Olayda kadın, ziynet eşyasının, götürülmesine engel olunduğunu ve zorla elinden alındığını, daha öncede götürme fırsatı elde edemediğini ispat edememiştir. Bu ziynetler hakkındaki davanın reddedilmemesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün 2, 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebeplerine göre davacının (kadının) temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, hükmün bozma kapsamı dışında kalan yönlerinin ise ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın Serpile yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna temyiz peşin harcının yatıran Fatih'e geri verilmesine oybirliği ile karar verildi.11.06.2002 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy