(1587 S. K. m. 7)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün kanun yararına bozulması
Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Davacılar vekilinin 4.1.2001 tarihli dava dilekçesi ile, her ne kadar Üsküdar 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/494 esas, 2000/214 karar sayılı hükmü ile Ahmet Aslan'ın ölü olduğu tespit edilmiş ise de, ölüm tarihi belirlenmeden nüfus kaydında düzeltme yapılamadığından bahisle, ölüm tarihinin de tespit edilerek, sağ olan kaydın ölü olarak düzeltilmesini istediği mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Nüfus Kanunu 7. maddesi ile ölüm vukuatının nüfus kayıtlarına tescili, nüfus idaresine verilmiş idari bir görev olduğu cihetle mahkemece, Ahmet Aslan'ın ölüm tarihinin tespiti ile yetinilmesi gerekirken, idareyi işlem yapmaya zorlayacak şekilde sağ olan kaydın iptali ile, aynı haneye ölü olduğunun şerh edilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy