(1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Boşanma davasının davacısı 14.5.2002 tarihli dilekçe ile karar kesinleşmeden davalının ölmesine rağmen boşanma kararına kesinleşme şerhi verildiğini ve nüfus siciline bu halin işlendiğini ileri sürerek, bu işlemin düzeltilmesini istemiştir. Hükme kesinleşme şerhi yazılması idari nitelikte işlem olmakla gerek bu halin ve gerekse nüfus sicilindeki işlemin taraflar huzurunda bir eda davasında tartışılması gerekir. Zira istek nüfus sicilinin düzeltilmesini kapsamakta ve miras hakkını etkilemektedir.
Şu halde 14.05.2002 günlü dilekçe bağımsız dava dilekçesi niteliğinde olup, dava boşanma hükmünden yararlanarak mirasçı olabilecek kimselerle nüfus idaresine tevcih edilip, gerekli harçlarda alınmak suretiyle incelenmek gerekirken, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 73. maddesi uyarınca ilgililere tebligat yapılmadan karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Açıklanan sebeple 14.5.2002 tarihli tavzih kararının BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliği ile karar verildi. 01.07.2002 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy