(4722 S. K. m. 1) (743 S. K. m. 253)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 4722 sayılı kanunun 1.maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
Davacılar Hakkı ve Hatice S.'nun 23.8.2001 tarihli dilekçeleri ile küçük Özlem Ç.'ı evlat edinmelerine izin verilmesini istedikleri, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut nüfus aile kayıt tablosundan davacı Hakkı Suçlu'nun önceki evliliğinden Süleyman adında bir oğlu olduğu görülmektedir.
743 Sayılı Türk Kanunu Medenisinin 253. maddesi hükmüne göre evlat edinme hakkı ancak nesebi sahih füruu bulunmayanlara münhasırdır.
Mahkemece, nesebi füruru bulunan Hakkı Suçlu'nun isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken, küçük Özlem'i evlat edinmesine izin verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy