(4721 S. K. m. 174, 184) (1086 S. K. m. 381, 388, 427)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının tedbir nafakasına yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2- Davalı cevap layihası ile maddi ve manevi tazminat isteğinde bulunmuştur. Bu konular hakkında olumlu olumsuz karar verilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.(HUMK. Md. 74)
3- Kısa kararda yoksulluk nafakası reddedildiği halde, gerekçeli kararda bu yönde hüküm kurulmamış, çelişki yaratılmıştır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 381/2 maddesi uyarınca kararın tefhimi en az 388. maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Bu durumda gerekçeli kararın, tefhim edilen karar yanlışta olsa, buna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen kararla gerekçeli karardaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, 10.04.1992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün iki ve üçüncü bentte gösterilen sebeplerle BOZULMASINA kararın bozma kapsamı dışında kalan yönlerinin ise ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliği ile karar verildi. 04.03.2003
Full & Egal Universal Law Academy