(4721 S. K. m. 4, 11, 174, 335) (818 S. K. m. 44, 49) (4787 S. K. m. 4, Geç. m. 1)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm manevi tazminat, nafakalar ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1- Manevi tazminata dava tarihinden itibaren yasal faize hükmolunması doğru değil ise de bu yön davacı tarafından temyiz edilmediğinden bozma sebebi yapılmamış yanılgıya işaret edilmekle yetinilmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle ortak çocuklardan Hülya, 20.5.1985 doğumlu olup, inceleme tarihi itibariyle ergin olduğundan (TMK. 11) ve ergin olmakla bu çocuk üzerindeki velayet kendiliğinden kalktığından (TMK.335), bu çocuk için takdir edilen tedbir ve iştirak nafakasına ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yönlere ilişkin davalının temyiz itirazları yersizdir.
3- Tarafların tesbit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne, kişilik haklarına, özellikle aile bütünlüğüne yapılan saldırının ağırlığına, manevi tazminat isteyenin boşanmaya yol açan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığı anlaşılmasına nazaran kadın yararına hükmolunan manevi tazminat azdır.
Türk Medeni Kanununun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Borçlar Kanununun 44. ve 49. maddeleri nazara alınarak daha uygun miktarda manevi tazminat (TMK. 174/2) takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
4- Davalı tarafından 26.3.2001 tarihinde açılan nafakanın artırılması davası sonucunda; Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/224-320 sayılı kararı ile; kadın lehine daha önce hükmedilen tedbir nafakası aylık 120.000.000 TL'ye, çocuklardan Oğuz için bağlanan nafaka dava tarihinden itibaren aylık 70.000. 00 TL.'ye çıkarılmış, bu hüküm, Yargıtay, denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Aradan geçen süre de, davacı kocanın gelir durumunda artış olduğu gözetilmeden, üstelik davacının, yukarıdaki ilam gereğince ödeye geldiği nafakaların indirilmesi yönünde bir talebi de bulunmadığı halde, ilk nafaka ilamındaki miktarlar esas alınıp kadının tedbir nafakasının 80.000.000 TL.'dan aylık 100.000.000 TL.'ya çocuklardan Oğuz'un nafakasının da 50.000.000 TL.'ya çıkarılması şeklinde hüküm kurulması, bu suretle artışa ilişkin ilamla belirlenen miktarların altında nafaka tayini usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
5- 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4/1 maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından ( MK. md. 118-494) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını, geçici 1. maddesi de; sonuçlanmamış davaların yetkili ve görevli aile mahkemesine devredileceğini hükme bağlamıştır. Karar bozulmakla sonuçlanmamış hale gelmiştir. Bu açıklama karşısında işin görev yönünün de düşünülmesi zorunludur.
Temyiz edilen kararın yukarıda 3. ve 4. bentte gösterilen sebeplerle manevi tazminat ve tedbir nafakaları yönünden BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerin 2. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi. 24.09.2003 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy