(2675 S. K. m. 34, 36, 38, 39)
Dava: Davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekilinin, 24.1.2001 tarihli dava dilekçesi ile davacı A.Y.'un eşi Y.Y'dan boşanmasına dair Frankfurt Asliye Hukuk Mahkemesince verilen kararın tanınmasını istediği, mahkemece, davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Tenfiz ve tanıma davaları çekişmeli yargı işidir.
2675 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 34, 36, 38, 39. maddeleri uyarınca, diğer eşe husumet yönetilmesi, tanıma talebini içeren dilekçenin, usulen duruşma günü ile birlikte karşı tarafa tebliğ edilmesi, duruşma gününde de basit yargılama usulü hükümlerine göre incelenerek karara bağlanması gerekmektedir.
Dava dilekçesinde, karşı taraf olarak gösterilen Y.Y.'a duruşma günü tebliğ edilerek savunma imkanı sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması gerekirken, mahkemece taraf teşkili tamamlanmadan davanın kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy