(4722 S. K. m. 17) (743 S. K. m. 541) (1086 S. K. m. 2, 357)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Vasiyet alacaklısı olan davacı dava dilekçesi ile İznik Noterliğinin 8.6.1999 günü vasiyetnamesinin tenfizini talep etmiştir.
Vasiyet alacaklısı 28.7.2003 günlü oturumda işlemleri yapabilmesi için kendisinin vasiyeti tenfiz memuru atanmasını istemiş mahkeme vasiyeti yerine getirme görevlisinin ancak vasiyetname ile atanabileceği gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir.
4722 sayılı Yasasının 17. madde hükmüne göre mirasçılık ve mirasın geçişi miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir.
Olayları anlatmak taraflara hukuki niteleme ise hakime aittir. Davacının istemi Türk Kanunu Medenisi madde 541 hükmüne dayalı vasiyetnamenin tenfizine yönelik olduğundan mahkemece yapılacak iş vasiyet edilen malın değerinin açıklattırılması itiraz olursa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 2/2 ve 357. maddesine göre değerin belirlenerek görev hususunun düşünülmesidir.
Bu yönler gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy